Sayfalar

15 Temmuz 2019 Pazartesi

Ruhun Ateşi (Ateş Dizisi 2) - Rita Hunter


 
 

 
Historical Romance (tarihsel romantizm) türü kitapları seviyorum, özellikle Judith McNaught bu türün en sevdiğim yazarı. Sanıyorum onun tüm kitaplarını okumuştum, sanıyorum bu seriyi sevgili blogger arkadaşım Gül Akça tavsiye etmişti. Ben de Nadirkitap’tan serinin üç kitabını da alıvermiştim. Rita Hunter aslında Zeynep Avcı Ataş’ın takma ismi, kendisi 8 Ağustos 1980 doğumluymuş. İstanbul Üniversitesi, İşletme Bölümü mezunuymuş. Bu seri dışında başka kitapları da varmış.
 

Ateş Dizisinin ilk kitabı Aşkın Ateşi’ni hevesle okumaya başlamıştım ama nedense ilk 150 sayfasını kendimi zorlayarak okumuş ama bitirememiştim. Sonra kitapları satmaya karar verince ikinci kitaba yeniden bir şans vereyim dedim ve pişman olmadım. Kitabı bir türün piri kabul edilen bir Judith McNaught kitabından ayırt etmek mümkün değil.
 

Epsilon Yayınları’ndan 2013’de çıkmış olan kitap 495 sayfa. Bu arada kitap kapağı çok uygun seçilmiş, zaman zaman kapağın kitapla alakası bile olmaz ama kitapta bir sahnede aynen kapaktaki fotoğraf tarif ediliyordu ve bu ayrıntı çok hoşuma gitti.
 

Gelelim konumuza; Lilian Sophie’nin yaşıtı kuzenidir, küçük yaşta ailesini kaybedince amcasının ailesiyle beraber yaşamaya başlar, ama iki kız asla dost olamazlar. Lilian çok güzel, dişi ama yüzeysel ve kötü kalplidir, Sophie ise doğal ve iyi yüreklidir. Lilian amcasının kızı Sophie’nin sahip olduklarını kıskanmaktadır. Zengin biriyle evlenmeyi kafasına koyan Lilian’ın aradığı talip tam olarak son derece zengin, güçlü, yakışıklı, erkeksi olan Leighton Kontu Brendan’dır. Brendan’da Lilian’ı beğenir ama kader onun Sophie ile evlenmesine sebep olur. İsteksizce başlayan bu evlilik onlara neler yaşatacaktır merak ediyorsanız okuyun:)
 

Kitap türün meraklıları için son derece tahmin edilebilir bir senaryoda ilerliyor ama bu okuma zevkinizden birşey götürmüyor tabi. Son derece cüretkar sahneler olduğunu ekleyeyim. Bu arada kitapta ilk kitabın kahramanları Adrian ve eşi Isabel de var. Hepsi zengin ve yakışıklı üç kont olan Adrian, Brendan ve Stephan sırasıyla bu dizinin kitaplarının ana kahramanlarını oluşturuyorlar. Bakalım üçüncü kitap Kalbin Ateşi’nde Stephan nasıl bir çözülme yaşayacak. Çünkü Ruhun Ateşi isimli bu kitapta dışarıdan kibri ve kayıtsızlığı ile ruhsuz bir adam olarak görünen Brendan bize ruhu olduğunu fazlasıyla gösteriyor. Kısacası kitabı oldukça profesyonel ve başarılı buldum. Keyifli okumalar dilerim:)

 

19 yorum:

  1. Judith McNaught'a ben de çok benzetmiştim:) ben üç kitabı da sevmiştim hatta yazardan Siyah Kadife ve Güz Fırtınası kitaplarını da okudum bu son ikisini eh idare eder bulunca yazarı bıraktım ama sonra bu Güz Fırtınası'nın devamı galiba Kış Nefesi ve Bahar Kokusu çıktı ve ben tekrar merak etmeye başladım:) kitap fuarında bakacağım bu iki kitaba da. Kitap kapağını ben de kadın kahramana çok uydurmuştum. Keyifli okumalar, sevgiler Eren Hanım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de böyle dediğiniz gibi seri tarzı kitapları çok seviyorum, buradaki gibi üç arkadaşı ayrı ayrı kitaplarda incelemiş falan, özellikle o kısmı çok hoşuma gitti, diğer kitaplardan da mesela tanıyoruz karakterleri... Nora Roberts'ın gelin dörtlemesi varmış mesela, ama çok başarılı bulmamışlar o seriyi..:) çok teşekkür ederim yorumunuza ve tavsiyelerinize Gül Hanım, sevgiler:)

      Sil
  2. Eren'ciğim bana en ilginç gelen şey bir Türk yazarın, yabancı isim kullanması ve karakterlerin de yabancı karakterler olması oldu. Wattpad'da da çok sık karşılaştığım bir olay bu ve ilk kez orada karşılaştım zaten. Sebebini merak ediyorum acaba neden böyle yapıyorlar?

    Bu tür kontlu, montlu aşk hikayelerini gençken severdim. Benim gençliğimde Barbara Cartland böyle hikayeler çok yazardı. Rahmetli oldu. O zamandan beri okumadım:)Ama hiç modası geçmeyen bir tür galiba. Çok teşekkürler bu güzel ve ayrıntılı tanıtım için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kitapta biraz cüretkar sahneler olduğundan yazarımızın da ilk romanları olduğundan bu şekilde dikkat çekmek istememiş olabilir diye düşündüm ben Müjde Abla. Bir de çoğu zaman genç yazarlar beğendikleri bir yabancı yazara öykünerek yazdıklarından onun kitabına benzesin istiyorlar:) Ya evet yazarımız zaten Barbara Cartland hayranıymış..:) dediğiniz gibi hiç modası geçemeyen bir tür... ben teşekkür ederim yorumunuza, sevgiler:)

      Sil
  3. tam bana göre sanırım teşekkürler...

    YanıtlaSil
  4. Cüretkar sahneler derken tam olarak ne söylediğinizi anlayamadım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. iki kişi arasında geçenleri tüm ayrıntılarıyla anlatmış yazar...

      Sil
  5. Tam benlik görünüyor :-) Bu türe ben de Judith McNaught ile başlamıştım. Şimdi bütün kitaplarını okudum. Yeni kitaplarını çevirmiyorlar maalesef. Eğer henüz tanışmadıysan Julia Quinn'in kitaplarını öneririm. Çok eğlenceli kitapları vardır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet Şule'cim Julia Quinn de okumuştum, güzeldi o da. Bu seriyi de tavsiye ederim, teşekkür ederim yorumuna..:)

      Sil
  6. aklımda bu yazar ivit. bu türde neden hep cüretkar sahneler yazıyolar bunu da bilemiyom valla. cartland hiii, yazlık kipat yanii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet Deepcim türün özelliği bu sanki:)) evet yazlık plajda okunur çok güzel:))

      Sil
  7. Yazara Türk diye önyargılıyım; yabancı takma isim dışında karakterlerin de yabancı olması vs. gibi nedenlerle.. Judith'i ben de çok seviyorum. Belki sayende Rita Hunter'da okurum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o kendi okuyup sevdiği romanların benzerini yazmak istemiş, o nedenle sanırım mecburen böyle birşey oldu... Judith'i seviyorsan kır önyargılarını derim:))))

      Sil
  8. Ben de tarihsel romanları severim. Insanı bugünden koparıp başka zamanlara götürüyor 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle aynı fikirdeyim Derya Hanım:)

      Sil