13 Ekim 2017 Cuma

Oyun Dürtüsü - Juli Zeh

Merhaba! Öncelikle kusura bakmayın, yorumlarınızı yayınlamakta ve cevaplamakta geç kalıyor olabilirim, blogger arkadaşlarımı ise ziyaret edemiyorum şu aralar, ev ve çocuklarla ilgili sorumluluklarım beklenmedik şekilde arttı, yakında bu konularda yeni düzenlemelerimi yapar yapmaz eskisi gibi olacağına inanıyorum, şimdilik kusura bakmayın :)

Oyun Dürtüsü'ne dönersek, Metis Yayınları’nın sitesinden yaptığım alışverişe bu kitabı hediye ettiler. Önce yazarı tanıyalım, 1974’te Bonn’da doğmuş. Hem hukuk hem Alman Dili ve Edebiyatı eğitimi almış. Kartallar ve Melekler isimli ilk romanını yazış. Bunun dışında hukuk konusunda bir kitap, yazığı makalelerden oluşan bir kitap, Bosna gezisi izlenimlerini içeren bir kitap ve köpek sahipleri için de mizahi bir sözlük yazmış, yazığı kitaplarla çeşitli ödüller almış. Yazarın 2004 yılında yazış olduğu kitap Metis Yayınları’ndan 2007’de çıkmış.

476 sayfalık kitabı Itır Arda çevirmiş. Bu arada kapak resmini çok beğendim. Arka kapak yazısında söyle diyor...

”... bu romanda, fikirlerin, ideolojilerin, dinlerin, barışa inancın, insan haklarının ve demokrasinin yerine pragmatimzi koyan iki özel okul öğrencisinin öyküsünü anlatıyor. İnsanların kararlarının aslında mükemmel prova edilmiş bir oyun olduğunu ve kendisine kalan son varoluş şeklinin de bu oyun olduğunu düşünen Alev ile ‘nitelik edinmeyi’ gereksiz bulan, aptallığa duyduğu nefreti zehir gibi sözlerle dile getiren Ada’nın öyküsü....

Yazar, ‘iyi-kötü’ ayrımının yerini ‘işlevsel- işlevsel olmayan’ ayrımına bıraktığı, ahlakın bir endüstri normuna dönüştüğü ve gerçekliğin kendi kopyalarını taklit ettiği çağımızda, insani bir şey hissedebilmek için kalp piline gerek duyan neslin bu iki üyesini anlatırken, Greenpeace ile El Kaide, Hollywood ile 11 Eylül arasındaki paralelliklere işaret ederek dünyamızın bugünkü durumuna, toplumların yapısına ve insanlar arasındaki ilişkilere alışılmışın dışında bir bakış açısı sunuyor. Hukuk eğitimi de görmüş olan ve gerek analiz yeteneği gerekse üslubu ile eleştirmenlerin takdirini kazanan yazar, kitabında değişen zaman karşısında değerler ve yasaların konumunun yanı sıra adalet, hukuk, dil ve gerçeklik kavramlarını da sorguluyor.”

“Ya nihilistlerin torunlarının çocukları, adına dünya görüşü dediğimiz, ibadet malzemesi satan tozlu dükkandan çoktan
çekip gitmişlerse?” Romanın ilk cümlesi bu ve üç, dört sayfalık bu bölüm bu minvalde devam ediyor. İlk bölümü bitiremeden kitabı okumaktan vazgeçmiştim. Sonra kitabı biraz karıştırdım, ilginç bir iki noktaya rastlayınca, okumaya ikinci bölümden devam ettim.

Ernst-Bloch lisesi özel bir lise, 14 yaşındaki Ada dış görnüşüyle dikkat çekici bir kız değil ama son derece zeki, yine de gerek duymadıkça sessiz kalmayı tercih ediyor. Annesiyle birlikte yaşıyor. Çok iyi bir koşucu, ama hayata karşı adeta kayıtsız, çoğu şeye tepkisi “yapmamla yapmamam arasında bir fark yok, dolayısıyla yapmam/yapmamam gerekmiyor” şeklinde. Smutek ismindeki hem beden hem de Almanca öğretmeni, Ada’yı zekası ve koşma yeteneğinden dolayı dikkate değer buluyor. Smutek’in kendi hayatı da oldukça ilginç, 40 yaşındaki adam aslen Polonyalı ve buradaki hayatı ile ülkesindeki hayatı arasında hala çelişkili hisleri var. Karısı da kendisi gibi Polonyalı ve Smutek neredeyse karısına tapıyor. Karısı ise aslında ona karşı çok da sevecen değil sanki. Bu arada Alev isminde yarı Mısırlı, şeytani bir çekiciliğe sahip genç bir çocuk geliyor sınıflarına. Bütün kızlar ve Ada bir anda bu delikanlının çekimine kapılıyor. Alev Ada’nın daha cüretkar ve şeytani erkek verisyonu sanki. İkisi derslerdeki tartışmalarla birbirlerine çekiliyorlar. Alev cinsel sorunlarından dolayı yaşıtı erkeklerin cinselliğe harcadığı enerjiyi başka şeylere yöneltmek durumunda, bu başka şeyler arasında “oyun teoirisi” ve bunun uygulaması var. Alev Ada’ya oyun teorisi ile ilgili bir kitap verir ve ardından yazdığı senaryoyu sahneye koymaya başlar. Ada ise sorunsuz bir hayattan sıkılır ve kendisini Alev’in büyüsüne bırakıp, onun yazdığı oyunda rol alır. Bu ikilinin ağına düşen ise Smutek’tir.

Kitabı beğendim, gerçekten oldukça sürükleyici, merak uyandırıcı bir kitaptı. Zaman zaman kitaptaki felsefi tartışmalardan sıkıldığımı itiraf edeyim ama onun haricinde güzel bir kitaptı, 467 sayfayı iki, üç gün içinde okudum. Değişik bir şeyler okumak isterseniz tavsiye ederim. Sonu da güzeldi bence. Keyifli okumalar dilerim.




20 yorum:

  1. Kitabı daha önce okumadım hemen notumu alayım. Kapak tasarımı da hoş bu arada. Emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim yorumunuza, umarım kitabı seversiniz, sevgiler :)

      Sil
  2. Merak ettim, ilginç bir kitaba benziyor, çok teşekkürler canım. Ev ve çocuklarla da kolay gelsin:) Sen rahat ol, biz buradayız kaçmıyoruz:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim Müjde Abla'cım, çok naziksiniz, yorumlarınız için de çok sağ olun, sevgiler:)

      Sil
  3. Ana hatlar itibariyle Kartallar ve Melekler'e çok benzettim. Belki sonra deneyebilirim:) Sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. değişik bir kitaptı Gül Hanım, çok teşekkür ederim yorumunuza, sevgiler :)

      Sil
  4. hımm bilmiyom bu yazarı ama okunabilirmiş. ben deee, senin yoğun olduğunu düşünmüştüm. yoksa çocuklar okul öncesine filan mı gidiyolar. bi de son yazıma bi bak sen seversin sahaf şeysi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Deepcim anaokuluna başladılar:) yoğun olmasam durur muyum Deepcim yorumsuz kalır mıyım hiç :)) çok sağ ol <3 <3

      Sil
  5. entelektüel, güncel ve psikolojik yönü ağır basan bir kitaba benziyor gerçekten bazı değerleri sorgulamamızı sağlayacak aynı zamanda düşünmeye sevk edip güzel mesajlar verecek bir kitap olup hemde sürükleyici olması muazzam bir şey. hemen okuma listeme ekliyorum. evde ve hayatında kolaylıklar diliyorum en kısa zamanda umarım her şey rayına oturur :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel dileklerin için çok teşekkür ederim, çok naziksin:) kitap gerçekten ilgi çekiciydi, umarım sen de beğenirsin, sevgiler :)

      Sil
  6. Bunu ilk kez duydum. :)
    Ama tanıdık da geldi gibi bir yandan. :)
    Neyse, iyi günler ve ben de bekliyorum bloguma diyerek kapatıyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel kitaptı Mert'cim, bu arada vaktim olur olmaz salim kafayla Mürekkep Kokunu İçime Çektim'in devam bölümlerini okumak istiyorum, sevgiler :)

      Sil
  7. İlginç bir kitapmış, Serbest Düşüş'ü aldım, bekletiyorum ben de. :) Kapak tasarımı şahaneydi. Kolaylıklar diliyorum işlerinde Eren'cim, yokluğun hissediliyor 💕

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok naziksin Biblio'cum çok teşekkür ederim :) Serbest Düşüş'e de bakayım ben de o zaman, sevgiler :)

      Sil
  8. ay sen iyi ol da biz bekleriz anacım :D bakılır bu kitaba desem de , eh bana sorsan hepsini okumak , pek çoğuna sahip olmak istediğimden ciddiye alınmaması gereken biriyim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eylem'cim ne kadar iyisin, çok sağ ol :) evde küçük bir dağ var benim de, sahaf festivaline gitmedim bu yüzden:))

      Sil
  9. Kolay gelsin canım.Ahh biz annelerin işi hiç bitmiyor.
    Kitabın konusu ve kapak resmi dikkatimi çekti.Güzel paylaşım için teşekkürler canım.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) evet öyle gerçekten, çok teşekkür ederim :) teşekkür ederim yorumunuza, sevgiler:)

      Sil
  10. 467 sayfa için 2-3 gün harika bence, ben aynı hacimdeki kitabı bitirmek için 1 haftadır çabalıyorum -hala bitmedi :D Aklımda bulunsun o zamansa :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) arada felsefi konuşmaları hızlı geçtiğimi itiraf edeyim:)) sevgiler:)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...