28 Eylül 2020 Pazartesi

Beşinci Çocuk - Doris Lessing

Doris Lessing oldukça bilinen bir yazar aslında, 1919 doğumlu ve 2007 Nobel Edebiyat ödüllü. Bu benim yazarla ilk tanışmam oldu, çünkü kitabın konusu bana çok ilginç geldi. Çeviriyi Niran Elçi yapmış. 2019 yılında Tudem Yayın Grubu’nun alt markası Delidolu Yayınları’ndan çıkmış. Yazar ise sanıyorum 1988’de yazmış kitabı.

140 sayfalık kitabı bir günde okudum. Konu şöyle; 1960larda Harriet 24, David 30 yaşındayken tutucu yapılı çiftimiz tanışırlar, farklı şekillerde büyümüş olsalar da ikisinin hayali de aynıdır; büyük bir evde en az 6 çocukla mutlu bir hayat sürmek... İlk iş banliyöde 3 katlı bir ev alırlar ve evi alır almaz çocuk yapmaya başlarlar. Önceleri her şey mükemmeldir, Harriet’in annesi Dorothy onlarla kalmaya başlar, 1,2,3 çocuk sırayla gelir, tüm aile toplanıp mutlu kutlamalar yaparlar, dördüncü çocuk plansız gelir ama o da sorun olmaz. Beşinci çocukta ise her şey değişir...

Kitabı merakla okudum, olaylar hızlı gelişiyor, yazarın anlatımı, duygusal çözümlemeleri çok başarılı tabi ki... Yalnız eleştirim baskıya, şöyle ki hiç paragraf boşluğu yok, farklı bir bölüme geçiliyor ama hiç ara verilmemiş, bu biraz yorucu oluyor okur için...

Kitabı tavsiye ederim, sürükleyici ve oldukça heyecanlı. Keyifli okumalar...


21 Eylül 2020 Pazartesi

Lamia; Kan Bağı - Orkide Ünsür

Kayıp Rıhtım sitesini severek takip ediyorum, geçenlerde edebiyatımızda Vampir romanları konulu bir yazı vardı. Lamia da o listede bulunuyordu. Kitap hakkındaki yorumlara baktığımda "tarihi dokunuşu çok güzel" şeklinde bir yorum görünce okumak istedim. Yazarımız televizyon dünyasından, senaristlik, yönetmenlik gibi pek çok görevde bulunmuş. Kitabımız Altınpost Yayınevi'nden 2015 Mart 'ta çıkmış, 320 sayfa. Olaylar 1895'te Paris'te başlıyor, Büyük Ada ve Heybeli Ada'da geçiyor daha çok. Lamia 18 yaşında, Paris'te resim eğitimi alan modern ve çok güzel bir gençkızdir. Paris'te bir baloda tanıştığı yakışıklı Andrew (veya Faik) ile yolu Istanbul'da kesişir. Lamia bu sefer ondan, babasını bulmak için yardım ister ve macera başlar... Fazla bir ipucu veremedim ama kitap hoş tarihi dokunuşları ile klasik, biraz tahmin edilebilir ama keyifli bir vampir hikayesi. Türün sevenleri için başarılı bir kitap diyebilirim...

14 Eylül 2020 Pazartesi

Yalnızız - Peyami Safa

Çok severek takip ettiğim arakolpa, Nisan 2019’da şu yazısında paylaşmış bu kitabı, ancak şimdi okuma fırsatı bulabildim. Yazarın daha önce Fatih-Harbiye romanını okumuştum, beğenmiştim ama aynı yazardan böyle bir roman beklemiyordum doğrusu. 1951 yılında yazılmış bu eser yazarın son romanıymış. Ben kitabı Ötüken Yayınları’nın 42. Baskısı’ndan (ki 1974’teki ilk baskısı yayın evinin ilk bastığı esermiş) okudum, özellikle bu baskıyı tercih etme sebebimse kapağı çok beğendim (tasarım Zafer Yılmaz’a aitmiş). Kitabın bu baskısında Nevzat Kösoğlu’nun yazar ve eserleri ilgili faydalı bir önsöz bulunuyor. 414 sayfalık kitabımız, Yeşilköy’deki bir köşkte başlıyor, üç yetişkin kardeş Mefaret, Besim ve Samim birlikte yaşamaktadır. Yetişkin kızı ve oğlu olan Mefaret tam bir gamlı baykuştur, hep bir dert peşinde koşma ihtiycındadır. Besim sanki hayata dünyevi zevkler peşinde koşmaya, gülmeye gelmiştir. Samim ise filozoftur, her gizemin, sorunun düşünerek, tahlil ederek çözüleceğine inanır, bunu uygular da. Ütopik bir diyar olan ve 150 yıl sonrasında mevcut olan, kendi kurgusu Simeranya üzerine yazılar yazar. Baş karakterimiz Samim’dir... Samim’in duygu ve düşünceleri, yaşadıkları karşısındaki muhteşem çözümleme ve akıl yürütmeleri hayran bırakıyor gerçekten... Sürprizbozan olacak belki ama, kitabın sonunda Samim kadar doğrucu, -tutucu değil ama- ahlaki değerlere sahip bir adamın yaşadıklarına şaşırdım... Yalnızız, bu sözler yanılmıyorsam Meral’e aitti, kitaptaki karakterlerin esasen kendi dünyalarında yalnız olduklarını mı ifade ediyor? Peyami Safa romanında bugün için bile yeni sayılabilecek, ruhsal dünya ile ilgili ilginç fikirlere yer vermiş, bu açıdan özellikle romanı çok ilginç buldum. Samim’in kendi düşüncelerinin “oldukça” derinine daldığı bölümlerde biraz sıkıldığımı itiraf edeyim, zaten önsözde okuduğum kadarıyla yanlış hatırlamıyorsam kendi fikirlerini baş karakterine söyletme durumu yazarın “zaafı” olarak nitelendiriliyormuş. Kitabı çok beğendim, gidişat son derece merak uyandırıcı ve sürükleyiciydi, Samim’in bazı anlatımları hariç. Kütüphanemde tutmak isteyeceğim ve size önereceğim bir kitap oldu Yalnızız. Keyifli okumalar dilerim...

7 Eylül 2020 Pazartesi

Bağışıklığınızı Güçlendirin - Amy Myers


Öncelikle bu kitabı okumama vesile olan sevgili Küçük Joe'ya ve kitaptan bizi haberdar eden sevgili Güneş'e çok teşekkür ederim...

Aganta Kitap'tan 2019 Eylül'de çıkan 452 sayfalık kitabımızı Tülin Er çevirmiş. Amy Myers bir doktor ve fonksiyonel tıp uzmanı. Üniversite yıllarında bir otoimmün hastalıktan muzdarip olduğunu öğrenince kendi kendine derman olma yolculuğunda müthiş bilgilere ulaşıyor.

Maalesef klasik tıp günümüzde çok gelişmiş olsa da, halen otoimmün hastalıkların bir tedavisi yok, yapılabilen tek şey bağışıklık sistemini baskılayarak sistemin (sözde) kendi kendine saldırmasına engel olarak bir taraftan sizi başka enfeksiyonlara açık hale getirirken bir taraftan da güçlü ilaçların diğer yan etkileriyle baş etmek zorunda bırakmak...

Çoğu doktor beslenmenin hastalığınız üzerinde bir etkisi olmadığını iddia ederken, Amy Myers (ve size daha önce bahsetmiş olduğum Medikal Medyum Anthony William) gluten ve süt ürünlerinin korkunç etkilerinden bahsediyor... Ayrıca baklagiller, tahıllar, tohumlar ve kafeinin de olumsuz etkilerini açıklıyor. Sonuçta otoimmünite skalasının bir noktasında olabilecek herkese 30 günlük bir program öneriyor...

Sadece beslenme değil kişisel bakım ürünleri, ağız bakımı, hava-su temizliği, toksik küf gibi gizli kalmış noktalara da açıklık getiriyor.

Kitapta 30 günlük program için menü ve tarifler de var (ama bunları ben ülkemiz için çok uygun bulmadım, bizde olmayan ürünler çok). İyileşme hikayeleri de var ayrıca. Desteğe ve danışmaya ihtiyaç duyarsanız Amy Myers MD (web sitesi, facebook ve instagram) olarak arayabilirsiniz. İnstagram üzerinden sorduğum bir soruya hemen cevap aldım ben...

Kitabı nadirkitap'tan aldım. Bir rahatsızlığınız olmasa bile kitabı okumanızı şiddetle öneririm. Otoimmün rahatsızlığınız varsa mutlaka okumalısınız... Sağlıklı günler, keyifli okumalar:)




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...