25 Nisan 2023 Salı

Öç Yuvası - V. C. Andrews

 


Bir Nadirkitap alışverişimde kargo ücreti ödememek için aldığım bir kitaptı. Daha önce yazarın çatı serisinden 1-2 kitap okumuştum. Yazarın 1982 yılında yazdığı bu roman, bir seriye ait olmayan tek romanıymış (Andrew Niederman, 1986'da ölümünün ardından  'hayalet yazar' olarak yazarın bazı eserlerine devam yazmış sanıyorum, bu yazardan 2016 yılında Whitefern isminde bir roman çıkmış devam olarak), orijinal ismi My Sweet Audrina. Romanın 2016 yapımı imdb 5,5 puanlı bir de film uyarlaması mevcut.

1923-1986 yılları arasında yaşamış olan V. C. Andrews 102 kitap yazmış!!! Hayatı oldukça ilginç, okulda merdivenlerden düştüğü için kalça kemiğini kırmış ve gençliği tekerlekli sandalyede geçmiş, yine de bir okul bitirip illüstratör ve portre ressamı olmuş; 1957'de babası ölünce bu mesleği ile ailesinin geçimine katkı sağlamış. Yayınlanmış ilk romanı Çatı'dan önce yayınlanmamış 9 roman ve 20 öyküsü  varmış. 1986'da kanserden vefat etmiş.

Okuduğum Altın Kitaplar 1982 baskısı 382 sayfa, çeviri Gülten Suveren, ve çok beğendiğim kapak Yüksel Çetin'e ait. 

Hikayemiz 1960-70lerde geçiyor. Küçük Audrina anne ve babasının tek kızıdır; Whitefern'lere ait muhteşem bir evde teyzesi ve onun kızı 12 yaşındaki Vera ile birlikte yaşamaktadırlar. Audrina'nın kendisiyle aynı adı taşıyan ablası "ilk ve eşsiz Audrina" uzun yıllar önce, Audrina doğmadan önce kötü bir olay sonucu ölmüştür. Audrina 7 yaşındadır ancak yaşamıyla ilgili hiç bir şey hatırlamamaktadır. Herkes ondan bir şeyler saklamaktadır, yıllar geçer ama büyük sır gizemini korur. Anne ve babası Audrina'ya garip davranmaktadır. Bir de komşuları Arden Lowe ve annesi vardır...

Kitap başlangıçta ilginçti ama sonlara doğru oldukça sinir bozucu oldu. Yazarın tarzı bu sanırım, diğer kitaplarında da benzer temalar varmış... Seçim sizin:)) 




18 Nisan 2023 Salı

Aşk Laftan Anlamaz - Holly Martin

 


Yakamoz Yayınları'ndan 2019 yılında çıkan 352 sayfalık kitabımızı Nil Ceyhan çevirmiş. İngiliz yazarımız hep romantizm, chiclit tarzında seriler yazıyor, bu romanı 2014'te yazmış, goodreads puanı 4,11. Devam romanı orijinal ismiyle "100 Christmas Proposals", dilimize çevrilmemiş. The Sentinel serisini merak ettim, kapakları çok güzel:)

Suzie'nin evlilik teklifleri organize eden bir şirketi vardır, platonik aşkı Harry de onunla çalışmaktadır. Harry, kısa süre önce kardeşi Jack'i kaybetmiş olan Suzie'ye çok destek olmaktadır, aralarında büyük bir dostluk ve güven vardır. Harry sürekli olarak yeni ve orijinal evlilik teklifleri üzerinde çalışmaktadır. Bu tekliflerle ilgili detayları yazacağı bir blog açar, 100 evlilik teklifi yapacaktır, bu teklifleri tabi ki Suzie'ye yapar, ikisi de birbirine aşık olsa da birbirlerinin duygularından habersiz oldukları için bu teklifler görünüşte son derece profesyoneldir... Bu arada blogları çok popüler olur ve bir sponsor bulurlar, dünyayı dolaşıp en orijinal evlilik tekliflerini hayata geçireceklerdir... Bakalım bu maceralar Harry ve Suzie'nin aşklarını gün yüzüne çıkarabilecek mi?

Başları tatlı olsa da bir noktadan sonra aşırı sıkıcı oldu, sürekli meydana gelen "tam ona aşkımı itiraf edecektim ki..." anları kabak tadı verdi. Hep bir kıskanma, öfkelenme, sonra bir nevi barışma vs... Bir de Suzie ve Harry zaten çok samimi, ayrıca biri çok güzel biri aşırı yakışıklı, sürekli beraberler vs. yani nasıl oluyor da böylesine aşıkken bir türlü kavuşamıyorlar?? 4,11 puanı kim vermiş şaştım... Çok daha iyi aşk romanları varken vakit kaybetmeyin...




10 Nisan 2023 Pazartesi

Satır Aralarında Buluşalım – Melissa Ferguson

Yine instagramda gördüğüm, konusu ilgimi çektiği için okumak istediğim bir kitap. Artemis Yayınları’nın Milenyum serisinden çıkan kitabı görsel olarak çok beğendiğimi söyleyeyim, sayfaların yanları sarı-beyaz zikzaklı. Sanırım milenyum serisinin özelliği bu. Bu senenin haziran ayında çıkan romanımız 268 sayfa, çevirisini Melda Dinçer yapmış ancak ismini sadece kitabın künye bölümüne yazmışlar, çoğu yayınevi çevirmenin ismine kapakta bile yer verirken bunu garipsedim biraz… Kitabın sonunda okuma grupları için tartışma soruları da bulunuyor. Sonda bir de “yazar hakkında” diye bir bölüm var, bunda da “yazarın çok satanlar listesinde üç kitabı var, ailesiyle Tennesse’de yaşıyor,” şeklinde kısacık bir cümle var…

Savannah, tutucu Pennington Yayınevi’nde editör olarak çalışmaktadır ancak hayali yazar olmaktır. Uzun zamandır üzerinde çalıştığı aşk romanına bir türlü son rötuşları yapıp rakip yayınevinin editörüne gönderemez… Diğer taraftan özel hayatında da işler yolunda değildir, maddi durumunun iç karartıcı olmasından dolayı, pek iyi anlaşamadığı ve 8 yıllık sevgilisini kaptırdığı despot kız kardeşinin evinde bir odada yaşamaktadır. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, yayınevi sahibinin oğlu, kötü gidişatı düzeltmek üzere yepyeni kurallarla iş başına gelir. Savannah her şeye rağmen romanı üzerinde çalışmaya kararlıdır. İş yerinde gizli bir odada çalışmaktadır, bir gün taslağının başına geldiğinde kağıtların üzerinde notlar ve düzeltmeler görür, üstelik gizemli kişi çok doğru tavsiyeler vermiştir. Editörlerle dolu bu yayınevinde Savannah’ın gizemli yardımcısı kim olabilir??

Yine sanıyorum Amerikalı’lara hitap eden bir kitap, yayınevinde olanlar vs. bana pek hitap etmedi. Öncelikle yazar kahramanlarını iyi tanıtamamış bence, olaylar geliştiğinde onların iç dünyasını, hatta görünüşlerini pek az tanımış durumdayız, kısacası karaktere ısınacak yeterli zamanımız olmuyor, özellikle de Will’i. Olaylar bana mantıklı gelmedi, örneğin bir editör yazarını eğlendirmek için her şeye katlanmak zorunda, ya da başka bir yayınevinin editörüyle görülmek ölümcül bir günah –meslektaşlar birbirini tanıyamaz mı?- diğer taraftan Will (yayınevinin sahibinin oğlu) de önceden başka bir yayınevinde çalışıyordu. Ayrıca gizemli editörün kimliği çok açıktı, meraktan yoksun bir şekilde okuduk kitabı. Yalnızca son kısım, gerçeklerin ortaya çıktığı yer biraz hoştu, romantikti diyebilirim… Kısacası “vasat” bulduğum bir kitap oldu, seçim sizin, keyifli okumalar dilerim:)



 


4 Nisan 2023 Salı

Lola ve Komşu Çocuk - Stephanie Perkins

 


Yabancı Yayınları'ndan 2019'da çıkan 320 sayfalık kitabımızı Aslı Tümerkan çevirmiş. Kitap, tek tek de okunabilen bir üçlemenin ikinci kitabı, ilk kitap Anna ve Fransız Öpücüğü'nü (benim okuduğum ismiyle Paris'te Aşk) şurada yazmıştım.

Bu kitabı pek beğenmedim, ilk kitabın yanında çok sönük kaldı. Şöyle a Kahramanımız Lola, kısacası havalı erkek arkadaşı Max ile eski aşkı ve şimdiki komşusu Cricket arasında kalır. Burada esas oğlan Cricket, ama ben gül gibi Max dururken Lola'nın aklının niye Cricket'a gittiğini anlayamadım bir türlü. Sonradan Max biraz yamuk yapıyor gerçi ama:)) Bir noktayı mı kaçırdım bilmiyorum yarısından sonrasına hızlıca göz attım sadece. Bu arada bir önceki kitaptan Anna ve St. Clair ile karşılaşmak da hoş bir sürpriz... Anna ve Lola iş arkadaşları... Özetleyecek olursak Lola - Cricket çiftinden pek hazzetmedim. İstikamet Isla ve Mutlu Son...




1 Nisan 2023 Cumartesi

Mutlu Yıllar Saaana, Mutlu Yıllar Saaana :)

 


Yine bir 1 Nisan günü, blogum artık 13 yaşında, bir ergen oldu, artık asilikler, huysuzluklar gırla :))) Şaka şaka:) Bir oğlak burcu olarak rutinleri, sürekliliği olan şeyleri seviyorum; kitap okumayı, okuduğum kitaplarla ilgili düşüncelerimi paylaşmayı seviyorum ama bloglarla ilgili asıl sevdiğim şey siz değerli takipçilerden gelen yorumlar, bu etkileşim. Sonuçta hiç yorum almasaydım herhalde yazmaya devam etmezdim. Etkileşim çok güzel bir şey tabi ama bunun da ötesinde yüz yüze bile gelinmeden kurulan dostluklar var. Bunlar her ne kadar dijital dünya üzerinde kurulmuş olsa da benim dünyamdaki yerleri çok büyük...

Blogumu çok seviyorum, iyi ki doğmuş, daha nice seneler birlikte olmak, yazabilmek dileğiyle. Her zaman - her sene, olduğu gibi bunu mümkün kılan siz değerli dostlarıma bir kere daha çok teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız:) 

sevgilerimle:)




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...