21 Eylül 2021 Salı

Kalp Taşları - Ruth Rendell

 


Cam Hançer'i beğendikten sonra bir gazla Nadir Kitap'tan tam yedi tane Ruth Rendell kitabı aldım, inşallah bu kadar Ruth Rendell ruhumu rendelemez (bu espriyi yapmak için uzun zamandır bekliyordum:)).

Kitabımız 1991'de Remzi Kitabevi'nden çıkmış, çevirisini Cem Akaş yapmış. Yazar bu eserini 1987'de (57 yaşında) yazmış. 78 sayfalık kitaba uzun hikaye diyebiliriz. 

Elvira (16) ve Despina (13) annelerini bir süre önce kaybetmişlerdir ve papaz babaları ile sakin bir yaşam sürmektedirler. Ancak babaları yeni eş adayını onlara tanıtınca işler babasına çok düşkün olan Elvira için değişir. Bir taraftan anoreksia ile mücadele eden kız bu kendisince gerilimli atmosferde bazen gerçeğin izini kaybeder...

Konuyu Shirley Jackson'un Biz Hep Şatoda Yaşadık'ına benzettim. Bir de (dikkat sürprizbozan!!!) Despina'nın bunları neden yaptığına dair bir altyapı olmaması kitabın inandırıcılığını azaltıyor, o kısım eksik yani. Yazarın vasat bir kitabı olduğunu düşünüyorum... Keyifli okumalar...

resim: Nadirkitap


14 Eylül 2021 Salı

Tada-Kun Wa Koi Wo Shinai (Tada Never Falls in Love)

 


Çok uzun zamandır anime izlemiyordum, kısmen pek vakit bulamadığımdan kısmen de sevdiğim türde animeye rastlamadığımdan. Bir süre önce severek takip ettiğim Duygu'nun blogu Duygu'nun Mekanı'nda şu yazısında bu anime ile karşılaştım. Tam sevdiğim gibi okul, romantizm, günlük hayat türünde ve 13 bölüm. Öyle olunca da hemen izledim.

2018 yılında Doga Kobo Stüdyosu'ndan çıkmış. Tada ve arkadaşları lisede fotoğraf kulübündedirler, Tada bir gün parkta fotoğraf çekerken Teresa ile tanışır, sonradan Teresa ve Alec yurtdışı değişim öğrencisi olarak Tada'nın sınıfına gelince onlar da kulübe katılırlar ve hoş bir arkadaş grubu oluşur. Acaba Tada aşık olacak mıdır?

Çizimleri, yumuşaklığı ile sevdiğim bir anime oldu. Kafe ve kediyle ilgili kısımlar özellikle çok hoştu. Yalnız konunun işlenişi çok yüzeysel olmuş, yan karakterler çok havada kalmış; bence en az iki sezona yedirilse, olaylara, karakterlere biraz derinlik verilse çok güzel olabilecek bir seriydi. Yine de izlenebilir. Keyifli seyirler...


Resim: manga.tokyo


7 Eylül 2021 Salı

Hayli Duyarlı Kişi; Hassas Ruhlar İçin Kılavuz - Elaine Aron

 


Okuduğunuz, izlediğin negatif şeylerden çok etkilenir misiniz? Değişiklikler sizi endişelendirir mi? Zengin bir iç dünyanız mı var? Yüksek seslerden rahatsız olur musunuz? Bu sorulara "evet" cevabı verdiyseniz sizin de hayli duyarlı olmanız mümkün... Psikolog Beyhan Budak şu videosunda aşırı hassas kişiliği belirlemek için 15 soruyu ele almış (bu kitapta ise 23 soruluk bir test var).

Doğrusu, okuduğum bir şiddet haberinden sonra iki hafta kendime gelemediğimde diğer insanların bundan aynı şekilde etkilenmediğini tahmin etmem zor olmuyor. Ama bu sık rastlanan bir durum değilse bende farklı olan ne? Bu kitaba rastlayana kadar sorunun cevabını aramak üzerinde fazla durmamıştım... Kitaba kitapyurdu'nda rastladım, özellikle müzisyen Alanis Morissette'nin kitabı ağlayarak okuduğunu belirtmiş olması ilgimi çekmişti...

Nisan 2021'de Epsilon Yayınevi'nden çıkmış olan 318 sayfalık (notlar ve dizin hariç) kitabımızın çevirisi biraz aksamakla birlikte fena değil...Kapak tasarımı çok güzel, yabancı versiyonlardan çok daha başarılı; Şükrü Karakoç yapmış, bravo ! Bu arada kitabın orijinal ismi The Highly Sensitive Person; insan haliyle "hayli - highly" [divan edebiyarı aruz ölçülerini hatırlayalım; failün-mefailün .... burda gülmeniz gerekiyordu ama :(((] .. nerede kalmıştık? Evet, İngilizce'deki "highly" ve dilimizdeki "hayli" kelimeleri arasında bir ilişki yokmuş, high Almanca kökenli bir kelime; hayli kelimesi ise Farsça at sürüsü, güruh anlamına gelen "hayl" kökünden türemiş... Fazla bilgi göz çıkarmaz diyoruz ve devam ediyoruz...

Yazarımız kendisi de Hayli Duyarlı Kişi (bundan sonra HDK olarak bahsedilecektir) olan, psikoloji bölümünden bir akademisyen. Kitabı için birçok araştırma yapmış. Hatta HDK'ler hakkında dilimize çevrilmemiş başka kitapları var...Bu kitabı 1996'da yazmış. Kitap 10 bölümden oluşuyor; daha çok kendinizi tanıyıp kabul etmek, eşsiz özelliklerinizin farkına varıp bunları değerlendirebilmek, negatif özelliklerinizin handikaplarına düşmeden gerek özel gerek profesyonel hayatınızı buna göre düzenleyebilmek üzerine diyebilirim. Kitap gerçekten konuyu kapsamlı ele alıyor, Jung'dan da bolca bahsedilmiş.. Ayrıca www.hsperson.com sitesinde konuyla ilgili pek çok yazı bulabilirsiniz, orada Comfort Zone isminde bir de blog mevcut...

Kitabı çok beğendim, hayli duyarlı olduğunuzu düşünüyorsanız mutlaka okuyun:)




1 Eylül 2021 Çarşamba

Classroom of The Elite


 2017 yapımı 12 bölümlük animemizin Japonca ismi çok uzun ve karışık :)) İmdb puanı 7,6 ; türü okul, dram, romantizm ama romantizm yok diyebilirim... Baş karakterimiz Tokyo'da seçkin bir devlet lisesine başlar; 4 şubeli lisenin en gerideki sınıfı olan D şubesindedir ama garip uygulamaları olan bu okulda her şubenin amacı zirveye yani A şubesinin yerine ulaşmaktır... Bir bölümde öğrenciler cruise gemisiyle Battle Royal'daki gibi ıssız adaya geliyorlar falan... 

Gördüğünüz gibi bu seri beni hiç sarmadı, karakterler gayet yüzeysel, amaçlarını vs. hiç anlayamıyoruz, olaylar alakasız vs., zaman kaybı oldu...


31 Ağustos 2021 Salı

Jane Eyre - Charlotte Bronte

 


Bronte Kardeşler'e (favorim Emily olsa da) özel bir ilgim var. Jane Eyre'i orta okulda okumuştum, beğenmiş olmakla birlikte çok da etkilenmemiştim. Kitaptan aklımda pek de bir şey kalmadığını fark edince Yabancı Yayınları'nın bu ciltli, şömizli, şık baskısını edinmeye karar verdim. Kitabı alınca 631 sayfa olduğunu görüp şaşırdım çünkü orta okulda okuduğum 250-300 sayfaydı, demek ki kısaltılmış versiyonunu okumuşum da ondan fazla etkilenmemişim, çünkü bu okuyuşumda mest oldum...

Arzu Altınanıt'ın çevirisini beğendim, kitapta sadece birkaç yazım hatası vardı. Charlotte Bronte kitabı 1847'de (30 yaşında) yayınlamış. O zamanki şartlar düşünülünce o yaşında böyle bir bilgeliğe, olgunluğa, edebi yetkinliğe sahip olması inanılmaz...

Kitabımız 10 yaşındaki yetim Jane Eyre'nin yengesinin evinden ayrılıp yatılı okula gelişi, oradan sonra da Thornfield Malikanesi'nde mürebbiyelik yapmaya başlamasını anlatır. Ve bu arada iş vereni Bay Rochester'a aşık olur. Jane, minyon, sıradan görünüşlü ancak çok zeki, sebatkar, karakterli ve yeteneklidir; dolayısıyla içinde bulunduğu her durumda mantığı ve sağduyusu sayesinde kendisi için yapılması en doğru olanı bulur...

Kitaba tek kelimeyle bayıldım, muhteşemdi; 1000 sayfa daha uzun olsaydı onu da su gibi okurdum, tadına doyulmaz bir baş yapıt. Sanırım klasik eserleri bu kadar eşsiz yapan şey biraz da o zamanlar yaşamış insanların zarafeti, insan ister istemez "o dönemler yaşamış olsam hayat nasıl olurdu?" diye düşünüyor... Jane Eyre'de romantizmden çok daha fazlasını bulacaksınız, kaçırmayın:)


24 Ağustos 2021 Salı

Kırtasiye Dükkanı - Marjan Kamalı

 


Yazarımız Türkiye doğumlu bir İran'lı, internet sitesinde kendisiyle ilgili fazla bir bilgiye ulaşamadım, iki romanı var ve Boston'da yaşıyor. 2020 Temmuz'unda Remzi Yayınevi'nden çıkmış kitabımız 328 sayfa. Çeviriyi Çiğdem Banguoğlu Aka yapmış. Kapak tasarımını çok beğendim, fotoğraftan anlaşılmıyor ama sarı kontörlerin bir kısmı ve öndeki künye altın yaldızlı, desen de mine gibi görünüyor, Ömer Erduran yapmış. 

Hikayemiz 1953 Tahran'ında başlıyor; o zamanlar 16 yaşında bir genç kız olan Roya'nın en sevdiği şeylerden biri 'Kırtasiye Dükkanı'na gidip defterlere, kalemlere, çok sevdiği Mevlana'nın şiir kitaplarına bakmaktır. Dükkanın sahibi Fahri Bey'le de sohbeti vardır. Bir gün kendisi gibi, dükkanın müdavimleriden Bahman ile karşılaşır ve bir aşk filizlenir. Ancak aşıkların mutluluğu yakalaması kolay değildir; ülkenin çalkantılı siyasi durumu, Bahman'ın idealleri, annesinin önlerine koyduğu engeller... Gerçeklerin ortaya çıkması ise 60 yıl sonra olacaktır...

Kitabı sevdim, oldukça da sürükleyiciydi, yer yer gözlerim doldu. Çok sıcak yazılmış, İran kültürü, yemekleri ile dolu bir roman, İran ile batı kültürü arasındaki farklar vurgulanmış, ülkenin çalkantılı geçmişi, geçirdiği zorlu zamanlar okuru sıkmayacak düzeyde, arka planda anlatılmış. Farklı bir şeyler okumak isteyenlere öneririm, keyifli okumalar:)




Resim: www.marjankamali.com




17 Ağustos 2021 Salı

Kara Gemiden Dehşet Hikayeleri - Chris Priestley

 


Chris Priestley'in Dehşet Hikayeleri üçlemesinin ikinci kitabı Kara Gemi'den Dehşet Hikayeleri; ilk kitap Monteague Amca'nın Dehşet Hikayeleri'ni burada yazmıştım.

Yine Tudem Yayınlar'ndan 2012'de çıkmış 215 sayfalık kitabımızı Zarife Biliz çevirmiş. Harika illüstrasyonlar ise David Roberts'a ait. 

Kahramanlarımız Ethan ve Cathy onlu yaşlarda iki kardeştirler, Cornwall'da, babalarının işlettiği oldukça sarp bir yamacın tepesinde bulunan ve müşterisi sıklıkla denizcilerden oluşan Eski Han'da yaşamaktadırlar. İki kardeş çok fırtınalı bir günde hasta olunca babaları doktor çağırmak üzere gider ve çocuklarını kimseye kapıyı açmamalarını tembihler. Ancak baba gittikten kısa süre sonra fırtınada sırılsıklam olmuş genç bir denizci gelir ve çocuklar ona acıyıp içeri alır. Kısa sürede aralarında bir sohbet başlar ve vakit geçirmek için Thackeray isimli genç, deniz temalı dehşetengiz hikayelerine başlar...

Ben bu kitabı ilkinden daha çok beğendim, hikayeleri daha orijinal buldum. Yazar hikaye anlatma konusunda tam bir uzman; hikayelerin sıralanması, düğümün çözülüşündeki ustalık etkileyici... Çocuklara çok uygun olmasa da edebiyat sever ergen ve yetişkinler keyifle okuyacaklardır:)

Resim 2:https://1000kitap.com/yazar/Chris-Priestley



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...