29 Haziran 2020 Pazartesi

Kaderin Kodu - Ünal Güner


Ünal Güner youtube'da videolarından veya televizyondan tanıyor olabilirsiniz. Kendisi judo kökenli bir kişisel gelişim uzmanı diyebilirim. Ben ara sıra youtube'dan izliyordum kendisini, kitabı olduğunu öğrenince okumak istedim.

Kaderin Kodu 2018'de çıkmış, ben 26. baskısından okudum. Destek Yayınları'ndan çıkmış, 172 sayfa, kolay okunan bir kitap. Bu arada kapağına bayıldım. Kitap 6 bölümden oluşuyor, özellikle bilinçaltımıza bilinçsizce verdiğimiz mesajlar üzerinde durmuş, ya da benim ilgimi en çok orası çekti. Örneğin kullandığımız kelimeler, mesela ben "aynen, kesinlikle" kelimelerini çok kullanıyorum; aynı kalma isteği, aynısını yaşama ve esneklikten yoksunluk oluyor bunlar. Kullandığımız kelimelere dikkat etmeliyiz yani:) Söylediğimiz, ağzımızdan çıkan sözlerin bağlayıcılığı da ilginç...

Kitapta ayrıca elementler, sağlığımıza etkileri, bedene bakarak hayatı okumak, el, yüz ve ayaklardan sağlık durumu ile ilgili bilgi alabilmek gibi konular da var. Ben kitabı çok beğendim, sade ve öz bir kitap olmuş, konuyla ilgisi olanlara tavsiye ederim, keyifli okumalar:)

22 Haziran 2020 Pazartesi

Kahkahalar Ülkesi - Jonathan Carroll


 




Kitabı, severek takip ettiğim Arakolpa’nın blogunda görmüştüm, kendisi bu kadar övgüyle bahsedince hemen listeme ekledim tabi...

 

İthaki Yayınları’ndan Eylül 2006’da çıkmış, Nadir Kitap’ta bol miktarda bulunuyor... Sönmez Güven’in çevirdiği kitap 335 sayfa. 1949 doğumlu yazarımızın ilk kitabı olan Kahkahalar Ülkesi 1980’de yazılmış ve Dünya Fantazya Ödülü, Bram Stoker ödülü gibi pek çok ödül kazanmış.

 

Kahramanımız Jonathan, çocukken çok severek okuduğu kitapların yazarı Marshall France’ya büyük bir hayranlık beslemektedir. Hayatının “biraz ara vermek” istediği bir döneminde, üniversitedeki işinden izin alır ve Marshall France’nin biyografisini yazmaya karar verir. Tesadüfen tanıştığı ve kendisi gibi bu yazarı tutkuyla seven Saxony, ona yardımcı olmak konusunda çok ısrarcıdır. Dolayısıyla, Thomas, kendisini dışarı pek açmamış olan yazarın, hayatının çoğunu geçirdiği küçük Galen kasabasına giderken ona eşlik eder. Ama, başta şirin, kendi halindeki bu kasaba aslında bir sürü sır barındırmaktadır.

 

Kitabı çok sevdim, gerçekten çok orijinal bir kitaptı ve her sayfayı merakla çevirdim. Değişik bir şeyler okumak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim...

 

15 Haziran 2020 Pazartesi

Kötü Kızlar Ölmez - Katie Alender


Sevgili blogger arkadaşım Kitap Eylemi 'nin tavsiyesiyle aldığım bir kitap Kötü Kızlar Ölmez... Yabancı Yayınları'ndan haziran 2015'de çıkmış 286 sayfalık kitabımızı Özlem Özsoy çevirmiş. Kitap ciltli bu arada.

Kitap Surrey- İngiltere'de geçiyor. Kahramanımız Alexi 15 yaşında bir lise öğrencisidir, kardeşi Kasey de 13 yaşında bir ortaokul öğrencisidir. Çok gösterişli, eski bir evde oturmaktadırlar. Bir gün Alexi bahçede açıklayamadığı bazı parıltılar görür ve başka bir gün kardeşine bir hikaye anlatırken trans benzeri bir durum yaşar ve hikaye adeta gerçektir. Bundan sonra Kasey çok garip davranmaya başlar. Bu durum öyle bir hal alır ki Alexi, kendisini, ailesini ve arkadaşlarını koruyabilmek için bir şeyler yapmak zorunda kalır.

İçinde aşk ve bolca doğa üstü olayların olduğu son derece sürükleyici bir kitaptı. Yalnız sık sık gençlerin şımarık davranışlarına takıldım ben, çok farklı geldi bana... Kısacası okuyabileceğiniz, pişman olmayacağınız bir kitap, özellikle gençlerin daha çok ilgisini çekecektir. Keyifli okumalar...




8 Haziran 2020 Pazartesi

Sistematik Düşünme - Prof. Dr. Niyazi Kahveci




Yazarımız televizyon programlarına da çıkan tanınmış bir kişi, benim izleme fırsatım olmamıştı hiç. Kendisi İlahiyat profesörü ancak kitabımız insanın düşünme sistemi ve felsefesi üzerine.


Doğu Kitabevi’nden Kasım 2019’da çıkan kitap 296 sayfa. 8 bölümden oluşuyor, ilk bölümlerde ilk insanlardan başlayarak insanın düşünme kapasitesinin ne şekilde geliştiğini ayrıntılı olarak anlatıyor, buradan yola çıkarak da insanların bugün hangi özellikleri, hangi düşünme tarzlarını sergilediklerine göre hangi gelişim düzeyinde takıldıklarını tespit ediyor. Daha sonraki bölümde ise düşünme sistemimizi yöneten mekanizmayı açıklıyor; zihin, beyin, akıl, zeka ve ilgili kavramları açıyor. Soyut düşünme ve ardından soyut sistematik düşünmeden bahsediyor.


İnsanın tam gelişmiş olabilmesi için soyut sistemtaik düşünme yapaabilmesi gerekiyor. Bu da kendi zihni ile özgün bir fikir üretebilmesini sağlıyor ki yazara göre bu da mutluluğun kaynağı.


Sistematik soyut düşünme kendiliğinden olmuyor tabi, zihni buna alıştırmak, çalışmak gerekiyor. Yazarın bunun için önerdiği yol, bir felsefe kitabı alıp önce gelişigüzel, sonra yazarın neyi nasıl dediğine dikkat ederek, sonra ne dediğine dikkat ederek, sonra anlamaya çalışarak ve sonra da üzerinde düşünerek okumak, yani tek bir kitabı en az 5-10 defa okuyup üzerine özgün bir fikir üretmeye çalışmak...


Son bölümde de mantık kavramları ve ilkelerine yer verilmiş.


Kitap sohbet havasında değil anlaşılır ancak ciddi bir dille yazılmış. Yazar bu kitabı okumuş olmanın bile bir değişim başlattığını söylüyor ki ben de katılıyorum. Şimdi felsefi bir kitap alıp yazarın önerisini uygulamaya çalışacağım. Ben çok faydalı buldum kitabı ve herkese tavsiye ederim. Arka kapak yazısı bile önemli. Keyifli okumalar.


1 Haziran 2020 Pazartesi

Mavi Sakal - Max Frisch


 

 

Yapı Kredi Yayınları’nın Modern Klasikler serisinden Ocak 2020’de çıkan 94 sayfalık kitabımızı Dürrin Tunç çevirmiş.

 

1911 Zürih doğumlu yazarımız Alman Edebiyatı okumuş ama ekonomik sebeplerle yarıda bırakıp gazetecilik yapmaya başlamış. Daha sonra mimarlık eğitimi almış. 1955’te mimarlığı bırakmış. Ses getiren ilk eseri Stiller’i 1954’te yazmış. Bir çok ödül almış eserleriyle. Mavi Sakal’ı ise 1982’de (71 yaşında) yazmış.

 

Konuya gelirsek, Doktor Schaad, yedi kez evlenmiştir ve önceki eşlerinden Rosalind’i öldürmekle suçlanmaktadır. Roman doktorun yargılanması üzerinden, diyaloglarla ilerler. Bu sırada doktorun eşleriyle olan ilişkilerini de öğrenmiş oluruz.

 

Kitap okunuyor tabi ama bana hitap etmedi. Belki size edebilir, keyifli okumalar...

 



25 Mayıs 2020 Pazartesi

Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde - Olga Tokarczuk


 

 
 



Timaş Yayınları’ndanŞubat 2020’de çıkan 301 sayfa ve yazar 2018 Nobel Edebiyat ödülünü almış. Kitabı Lehçe aslından Neşe Taluy Yüce çevirmiş.

 

Roman kahramanı Janina, hayatını şehir dışında olan kişilerin evlerine göz kulak olarak kazanan, astroloji meraklısı, hayvan sever yaşlıca bir kadındır. Komşusu suratsız ve zorba Koca Ayak’ın ölümüyle bölgede bir dizi şüpheli ölüm baş gösterir. Bu ölümlerin ortak tarafları maktullerin hayvanlara kötü davranan veya avcılık yapan kişiler olmasıdır. Janina, bu olayların hayvanların intikamı olduğunu ileri sürmektedir...

 

Kitabı en çok kahramanın astrolojiye ilgisi ve tabi ki Nobel Ödülü sebebiyle alnıştım. Ana fikir ilginç olabilirdi aslında ama maalesef olmamış bence. Yazım tarzını beğenmedim, beni çekmedi, Nobelli bir yazardan umduğum edebi tadı alamadım. Astrolojiye enteresan bir şekilde çok yer verilmiş, bana ilginç geldi ama astrolojiye ilgi duymayan biri için çok sıkıcı olacaktır. Kısacası hayal kırıklığı oldu benim için, bence okumasanız da olur. Keyifli okumalar dilerim...

 

18 Mayıs 2020 Pazartesi

On Dakika - Chiara Gamberale



Bu kitabı Kidega alışverişimde hediye olarak ben seçtim. Pegasus Yayınları’ndan Şubat 2017’de çıkmış. 228 sayfalık kitabı İtalyanca’dan Doğanay Banu Pinter çevirmiş.


Sanıyorum bu kitap yazarın yaşadıklarını biraz süsleyerek yazdığı, bir nevi günlük. Kahramanımız Chiara 35 yaşında bir köşe yazarıdır, 18 yıldır birlikte olduğu eşi onu bir sebepten terk edince müthiş bir bunalıma düşer. Gittiği psikolog ona hayata tutnabilmesi için “on dakika oyunu”nu tavsiye eder. Oyun kişinin her gün 10 dakika boyunca hayatında -sanırım en az 10 yıldır- yapmadığı birşey yapmasını içermektedir. Bu oyun Chiara’ya önce çok zor gelse de sonraları ona yepyeni kapılar açacaktır...


Kitap basit bir dille yazılmış, çok kolay okunuyor ama beni pek etkilemedi... Keyifli okumalar dilerim...

 



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...