Kaplumbağa Terbiyecisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaplumbağa Terbiyecisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Haziran 2012 Perşembe
Kaplumbağa Terbiyecisi - Emre Caner
Bu kitabı alalı uzun zaman olmuştu ama bir türlü sıra gelmemişti okumaya. Ben 350 sayfa civarı olan cep kitabı versiyonunu okudum ve 2-3 günde bitirdim.
Kitap Osman Hamdi Bey'in hayatını anlatıyor. Biz onu ressamlığı ile tanıyoruz daha çok ama kendisi çok yönlü bir insan ve nelerin onun eseri olduğunu duyunca o kadar şaşırıyorsunuz ki.
18 yaşındaki Osman Hamdi, 1860 yılında o zamanın bakanlarından babası İbrahim Edhem tarafından önce hazırlık sonrasında da hukuk eğitimi almak üzere Paris'e gönderilir. Hazırlık sınıfında başarılı bir öğrenci olur, hukuk fakültesini de kolayca kazanır ama hukuk değil de sanat okumak istediğini fark eder. Önceleri babasından gizli sanat okuluna devam eder, sonra babasına artık durumu açmak mecburiyetinde kalır ve babası da o kadar açık fikirli bir insandır ki oğlunun Avrupa medeniyetini tanıması için izin verir sanat okuluna devam etmesine. Paris'e gittikten 8 yıl sonra Fransız eşi ve küçük kızı ile ziyaret için İstanbul'a dönen Osman Hamdi, bu sırada kendisine teklif edilen Bağdat'taki bir görevle devlet hizmetine başlar.
Kitapta Mihrap isimli bu resmin de hikayesini bulabilirsiniz.
Bu görevde olgunlaşan Osman Hamdi'nin hayatı bundan sonra hayatını kaybettiği 1910 yılına kadar devlete hizmetle ve dolu dolu geçer. Neler yapmamıştır ki hayatında? Arkeolojik zenginliklerimize ilk dikkat çeken, ilk yerli arkeolojik kazıyı gerçekleştiren, Nemrut ve Komagene eserlerini ilk defa gün ışığına çıkaran, ilk yerli sanat okulunu açan, Arkeolojik müzemizi kuran, Taksim - Kabataş metrosunun fikir babası, ilk insan figürlü resimlerimizin ressamı, Beyoğlu belediye başkanlığı döneminde Beyoğlu'na bu görkemli binaları kazandıran kişi Osman Hamdi Bey'dir. Hayatımızdaki kimi güzellikleri, farklılıkları işte 100 yıldan daha uzun zaman önce yaşamış Osman Hamdi Bey'e borçluyuz.

İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin mimarisi Osman Hamdi Bey'in verdiği ilham üzerine ünlü mimar Vallury'e aittir.
O hem büyük bir sanatçı, hem de önemli bir fikir ve devlet adamıymış. Tabi kitabı okurken babası İbrahim Edhem'in bunda etkisinin büyük olduğunu görüyoruz. İbrahim Edhem Bey sadrazamlık da dahil olmak üzere uzun yıllar nazırlık da yapmış olan bence zamanının çok ilerisinde açık fikirli biriymiş. O kadar otoriter ve baskın biri olmasına rağmen oğullarının bütün isteklerini açık fikirlilikle onaylamış, onların en iyi eğitimi almaları için elinden geleni yapmış, beni çok etkiledi.
Aslında bir çırpıda bütün kitabı anlatmak istiyorum şu an, o kadar güzel ve akıcı ki. Ama susuyorum, siz okuyun bu kitabı:) Hem Osman Hamdi'nin etkileyici hayatını okuyacaksınız, hem dönemin Avrupa ve Osmanlı'daki gelişmelerini takip edeceksiniz, hem Şeker Ahmet Paşa, Ahmet Mithat gibi tanıdık isimlere rastlayacaksınız.
Ben bu kitaptan gerçekten çok etkilendim, zamanının şartlarını zorlayarak çok önemli işler başarmış Osman Hamdi Bey. Yazarın da okuduğum ilk kitabı ama çok akıcı ve sürükleyici bir kitap çıkarmış ortaya. Mutlaka okuyun, son zamanlarda en çok etkilendiğim kitaplardan birisi. Şimdiye kadar Osman Hamdi, resimlerine hayranlık duyduğum bir ressamdı ama şimdi çok daha farklı bir yeri var benim için.
Bu arada yazarın sitesine www.emrecaner.net bakmanızı da öneririm, kendisinin ilk kadın ressamlarımızdan Mihri Müşvik hakkında da bir kitabı olduğunu gördüm, o da güzel olmalı:) Keyifli okumalar.
Etiketler:
Emre Caner,
Kaplumbağa Terbiyecisi,
Osman Hamdi Bey
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)