Rosa Verde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rosa Verde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2015 Çarşamba

Arjantin Rüyası - Tuğrul Türkkan

Daha önce size şu yazımda yazarın Rosa Verde kitabından bahsetmiştim. Rosa Verde bir kaç yıl önce e yayınlarından çıkmıştı ancak yazar kitabı hemen hemen yeniden yazmış ve bu yılın mayıs ayında Alfa Yayınları'ndan Arjantin Rüyası olarak basılmış. İki kitabın sayfa sayısı arasındaki fark 100 sayfadan fazla, dolayısıyla dediğim gibi bunu farklı bir isimle yeniden basım olarak düşünmeyin, neredeyse yeni bir kitap okuyoruz.

Önceki yazımda konudan bahsetmiştim ama yeniden özetlersek, bir firmada satış sorumlusu olan Kerem Laçin iş için Arjantin'e gider. Daha uçaktan iner inmez çok güzel bir kızla tanışır ancak sohbetleri kısa sürer ve ayrılırlar. Kerem ayrılırken telefonla konuşan kızın "rosa verde" dediğini duymuştur. Sadece bir kaç gün için Arjantin'de bulunacaktır ama kızı aklından çıkaramaz. Aslında sık sık kıza karşı hissettiğinin ne olduğunu da sorgular, aşk değildir bu, yine de takip etmeye değecek bir şeydir. Bu arada yanında evinde kaldığı arkadaşının arkadaşı Arap asıllı Babek de vardır, onun çılgınlıkları ve köşeli karakteri de Kerem'in macerasına renk katar. Babek'in de yardımıyla Kerem gizemli güzelin peşine düşer. İp uçları onu kafelere, kütüphanelere ve daha bir sürü macera dolu yere götürür, sonunda Arjantin'i baştan başa dolaşmış, Patagonya hatta Arjantin'in Güney Kutbu'na en yakın buzullarla dolu kısmına bile gitmiştir.

Kerem'in kendisi gibi felsefeye meraklı Babek ile yaptığı çeşitli sohbetler de kitaba zenginlik veriyor. İyilik-kötülük, ahlak, din, aşk gibi bir sürü konuyu tartışıyorlar. Bunun dışında yazar entellektüel birikimini de kitaba yansıtmış, klasik İngiliz şairleri, Lady Montague'nün Şark Mektupları, Binbir Gece Masalları kitapta yer alan eserlerden bazıları. Kitap o kadar dolu ki sadece edebi veya diğer sanatsal göndermeler değil sadece Arjantin ile ilgili verilen bilgilerin bile -tarihi, gündelik yaşamı dışında mistik yönleriyle de- inanılmaz bir araştırmanın ürünü olduğu görülüyor. Ancak bütün bunları konuya öyle güzel yedirmiş ki hiç biri okuru rahatsız etmiyor. Aşk ve macera ile yoğurulmuş bir kitap olmasının yanısıra çoğu macera kitabının aksine kahramanların duygusal durumları, psikolojileri üzerinde de durulmuş, bu da kitabı türdeşlerinin içinde bana göre öne çıkarıyor. Ayrıca ilk sayfadan itibaren başarıyla yerleştirdiği işaretlerle böylesine karmaşık bir kurgunun içinden de başarıyla çıkmış yazar.

Kitap için hazırlanan tanıtım videosunu buradan izleyebilirsiniz: https://vimeo.com/128473615

Kısacası benim çok beğendiğim bir kitap oldu, kesinlikle okumanızı tavsiye ederim, 413 sayfalık kitabı hiç sıkılmadan okuyacağınıza emin olabilirsiniz. Yazarın gelecek romanlarını merakla bekliyorum. Keyifli okumalar:)

30 Ocak 2012 Pazartesi

Rosa Verde


Rosa Verde yani Yeşil Gül, Tuğrul Türkkan’ın roman türündeki ilk kitabı. Osman Aysu, bu roman için; “Bu romanda, aşk gibi asil bir hissin sürükleyici ahengini, bir gencin, yabancı bir diyardaki arayışını, şiirsel bir dille anlatan ifadesinde bulacaksınız. Okuru ilk satırından son sayfasına kadar bir rüya alemine sürükleyen ve deruni bir aşkı bir macera romanı heyecanı içinde sunan yazar; aşkın duygusallığını bütün ihtişamı ile okura yaşatmayı bilmiş. Son yıllarda okuduğum, değişik anlatım tekniğiyle en beğendiğim romanlardan biri oldu,” demis.

Osman Aysu’ya katılıyorum. Kısaca romanın konusundan bahsedecek olursak; roman Kerem’in iş için Arjantin’e gitmesiyle başlar, havaalanından çıkıp, uçakta tanıştığı Arjantin’li iş adamını beklemek üzere bir banka oturur, birden gözü yanında oturan genç kıza ilişir, aralarında bir sohbet başlar, kız çok güzeldir ve Kerem bu kızdan çok etkilenir, biraz sonra iş adamı gelir, genç kızın da telefonu çalar ve ayrılmak zorunda kalırlar. Kerem önce bunun üstünde durmaz, daha sonra ise genç kızı aklından çıkaramadığını fark eder. Ancak ne kızın telefonunu, ne ismini bilmektedir, ona ulaşabilmek için elindeki tek veri kızın telefonla konuşurken ağzından çıkan “rosa verde” kelimeleridir. Bu iki kelimenin peşinden genç kızı bulma ümidiyle masalsı, düşlerle dolu bir maceraya atılır, bu sırada yanında gizemli, güvenilmez ama neşeli Babek vardır.

Ben romanı gerçekten çok beğendim, romantizm, macera, gizem ve eğlence unsurları son derece dengeli ve yerindeydi; okurken hiç sıkılmadım, her sayfayı merakla çevirdim. Özellikle kitabın sonunu çok beğendiğimi söyleyeyim, kesinlikle sıradan değil. Kitapta şifre çözme bölümü özellikle hoşuma gitti, lusid rüya konusu da ilginçti. Rüya gördüğünüz zaman rüyada olduğunuzun farkında olmanıza lusid rüya deniyormuş, internette bu konudaki ilginç sitelere rastlayabilirsiniz. Bu arada kitabın satır aralarında Arjantin ile ilgili çok şey öğrenmek de mümkün.

Son olarak, kitabın kapağı çok güzel. Bu resim, romanda bahsedilen kitabın kapağında da yer alan Caspar Friedrich’in “Deniz Bulutunun Üzerindeki Gezgin” isimli tablosudur. Ressamın diğer resimleri de böyle güzel.

Bu kitabı sizin de benim gibi beğeneceğinizi tahmin ediyorum ve kesinlikle tavsiye ediyorum:)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...