Seçilmis Şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seçilmis Şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2017 Pazar

Seçilmis Şiirler - Anna Ahmatova

Severek takip ettiğim, zevkine çok güvendiğim sevgili arkadaşım Biblio geçenlerde şu yazısında bu kitabı paylaşmıştı. Alıntıladığı şiiri o kadar beğenmiştim ki hemen kitabı aramaya koyuldum, şansıma Nadir Kitap’ta buldum.

Adam Yayınları’ndan Mayıs 1984’te çıkan kitabı Azer Yaran çevirmiş. Biblio ayrıca şairin şiirlerinin çeviri karşılaştırmasını da yapmış, böylece Azer Yaran çevirisinin ne kadar başarılı olduğunu da görüyoruz.

Kitabın başında şair hakkında bilgi de verilmiş. 1889- 1966 yılları arasında yaşamış olan Ahmatova, Rus edebiyatının en büyük kadın şairi sayılıyormuş. Petersburg’da büyümüş, Kiev’de hukuk okumuş. 1910’da Akmeist okulunun kurucusu büyük şair Gumilyov’la evlenmiş. 1917’de ondan ayrılıp, 1918’de başkasıyla evlenmiş ama 1921’de ayrılmışlar. Aynı yıl Gumilyov kurşuna dizilmiş. 1925- 1940 yılları arasında şiirleri kötümser duygular içerdikleri gerekçesiyle yayımlanmamış. Daha çok aşk konusunu işleyen şair, yurtseverlik temasını da işlemiş. 1946’dan sonra ise şiirlerindeki erotik, gizemci ve kötümser öğeler ileri sürülerek eleştirilmiş ve Sovyet Yazarlar Birliği ile ilişkisi kesilmiş. Yani şair olarak en etkin dönemi 1912- 1922 olmuş, ondan sonra sık sık eleştirilerle mücadele ettiği görülüyor.

74 sayfalık kitaptaki hemen hemen bütün şiirler oldukça etkileyici buldum. Daha çok aşk ve hatta aşk acısını işlese de örneğin Mesleğin Gizleri isimli 10 bölümlük şiiri de oldukça ilginç, burada yaratma, esin perisi, ozan, okuyucu, son şiir, epigram, şiir üstüne ve Osip Mandelştam’a (arka kapakta bu kişinin ‘Ahmatova, Rus şiirine on dokuzuncu yüzyıl Rus romanının zenginliğini getirmiştir’ sözüne yer verilmiş) isimli başlıklar altında süreci incelemiş, şiirin hiç de kolay yazılmadığını anlatmış mesela, çok ilginçti.

Panik

Sıradan bir incelik gereğince,
Yaklaştı yanıma, gülümsedi
Yarı üşengeç, yarı sevecen,
Öpücüğünü ellerime değdirdi.
Ve gizemli eski çehrelerin
Gözleri üzerimde dolandı...
Bütün uykusuz gecelerimi,
Sürünceme ve çığlıklardan bir on yılı
Usul bir sözcüğe doldurdum
Ve dedim ki ‘beyhude’
Gittin sen, ve şimdi ruhum
Boş ve aydınlık yeniden

Keşke şiirlerin yazıldığı tarihler de verilseydi. Eminim şiirleri çok acı çektiğini tahmin ettiğim şairin özel hayatıyla paralelllik gösteriyor. Örneğin nedense bu şiiri ilk eşine yazığını düşündüm...

Çok ilginç bir başka nokta ise yazarın Deniz Kıyısında Sone isimli şiirinin ilk kıtasında;

Gerilmiş sincap postı gibi temiz
Bir küçük bulut gökte ağırmakta
Dedi; “Hiç de yazık değil, bedeniniz
Çözülen bir kar perisi gibi eriyecek martta.”

Şair gerçekten de bir mart günü, 5 Mart 1966’da hayatını kaybetmiş... Keyfili okumalar dilerim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...