Ian McEwan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ian McEwan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Nisan 2020 Pazartesi
Kefaret - Ian McEwan
İlk basımı 2005 yılında Can Yayınları’ndan çıkan kitap malumunuz sahaflarda bayağı pahalıydı, yeni basımını
beklediğim kitap meğer 2018 Ekim’de YKY’den çıkmış, ikinci basımı da Ocak 2020’de yapılmış. 2007 Yapımı, başrollerinde James McAwoy
ve Keira Knightley’in oynadığı çok başarılı bir film uyarlaması da mevcut kitabın.
325 sayfalık kitabı Püren Özgören çevirmiş. Ian McEwan 1948 doğumlu İngiliz yazar, bir çok da ödül almış. Benim
de çok sevdiğim bir yazar. Bu kitabını da uzun zamandır merak ediyordum.
1935 yılında geçiyor olaylar; Tallis’ler zengin bir ailedir, üç çocukları Leon, Cecilia ve Briony’dir. Baba Tallis aynı zamanda
evlerini temizleyen ve müştemilatta yaşayan Bayan Turner’ın oğlu Robbie’yi de himaye etmektedir. Robbie 23 yaşındadır ve evin çocuklarıyla beraber büyümüştür,
ancak son zamanlarda Cecilia ile arasına bir mesafe girmiştir. Briony bir gün Cecilia ile Robbie arasında mahrem bir sahneye rastlamış ve bu, diğer başka şeylerle birleşince
korkunç bir olaylar zincirini başlatmıştır.
Kitap 4 bölümden oluşuyor. İlk bölüm herşeyi başlatan olayları, ikinci bölüm bunun devamındaki gelişmeleri, üçüncü
bölüm düğümün çözümünü, dördüncü bölüm de kitabın çerçevesinin tamamlanmasını temel alıyor’diyeyim.
Ben en çok ilk bölümü sevdim, Robbie’nin savaşta yaşadıklarını anlatan bölümde sıkıldım biraz, Briony’nin
hemşirelik maceraları biraz daha iyiydi. Son bölüm de beni pek sarmadı açıkçası. Sonuç olarak film uyarlamasını daha çok sevdiğim belirterek size
keyifli okumalar dilerim:)
26 Mayıs 2015 Salı
Yabancı Kucak - Ian McEwan
Yabancı Kucak’ın konusuna gelirsek, Mary ve Colin çifti tatil için İngiltere’den Venedik’e gelmiştir, bir otelde kalmaktadırlar. Bir gün yemek yiyecek bir yer ararken 60’larındaki Robert ile tanışırlar. Robert onlarla sohbet eder ve sonrasında da onları karısı Caroline ile tanıştırmak üzere evine götürür. Ama bu yaşlı çiftle ilgili her şey çok gariptir. Romanda hem Mary ve Colin’in ilişkileri ile ilgili detayları okuruz hem de Robert ile Caroline’in sırlarına ortak oluruz. Yine romanın arka kapağında “yazar, bir Venedik romanı olarak başlayan Yabancı Kucak’ın olay örgüsünün yarattığı dayanılmaz gerilimle, bir sadomazohist cehenneme ulaşıyor. Bu romanda ‘Güçlülüğün kötülüğü ve kötülüğün gücü, çelik gibi bir serinkanlılıkla ve kedi gibi kurnaz bir zerafetle iç içe geçmektedir.’” şeklinde kitaptan bahsedilmiş. Kitabın bir de filmi var, kitabı okuduktan sonra bunun gayet başarılı bir uyarlama olduğunu sçyleyebilirim. Zaten senaryosunu meşhur oyun yazarı Harold Pinter yazmış, yönetmen de Paul Schrader.
Ben romanı gerçekten beğendim. Yazar zaten çok sevdiğim bir yazar. Bu romanında da müthiş bir gerilim yaratmayı başarmış. Zaman zaman bazı karakterlerin tepkilerini çok inandırıcı bulmasam da hem o karanlık atmosferi hem de gerilimi okura çok iyi yansıtıyor ki bence iyi bir roman da böyle olmalı:) Keyifli okumalar:)
Resim:http://static.guim.co.uk/sys-images/Guardian/Pix/pictures/2011/8/18/1313681021924/The-Comfort-of-Strangers--001.jpg (filmden bir kare)
19 Eylül 2012 Çarşamba
Sahilde - Ian McEwan
Ian McEwan sevdiğim bir yazar. Kendisi 1948'de İngiltere'de doğmuş, romanlarını oldukça yaratıcı buluyorum, zaten yazmak isteyenlere önerilen yazarlardan birisi Ian McEwan. Daha önce Sonsuz Aşk kitabını okumuştum, bir de kendisinin romanlarından uyarlanmış iki filmi (Sonsuz Aşk ve Yabancı Kucak) izlemiştim:)
Sahilde'ye gelecek olursak, yazarın 2007 yılında yazmış olduğu 155 sayfalık bu roman 1960'lı yılların başında İngiltere'de geçiyor. Varlıklı bir ailenin, kendisini müziğe adamış güzel kızları Florance ile köyde, hasta bir annenin sorunlarıyla boğuşan bir ailenin oğlu olan, zeki ve akıllı Edward birbirlerine aşık olurlar ve evlenirler. O yıllarda cinsellik henüz hala bir tabu olduğundan evlendikleri güne kadar cinsellikle ilgili konuşmamıştır çiftimiz. Kitap kısaca cinselliğin tabu sayılmasının ve evliliğe kadar bu konunun göz ardı edilişinin sonucu iki gencin hayatının nasıl etkilendiğini anlatıyor diyebilirim. Bundan sonrası spoiler içerebilir:)
Chesil Sahili; Güney İngiltere'de, Edward ve Florance'ın balaylarını geçirdikleri yer. Çakıl taşlarının akıntı tarafından büyüklüklerine göre sıralanmasıyla ünlü:)Çakıltaşının boyutuna bakarak nerede olduğunuzu anlayabileceğiniz söyleniyor.
Balayına gittikleri otelde keyifle akşam yemeklerini yedikten sonra, ikisi de ne yapacağını bilemez durumdadır. Rezil olmaktan, utanmaktan korkarlar ve bu yüzden ne yapılması gerektiğine inanıyorlarsa onu yapmaya çalışırlar, özellikle Florance bu konuda çok cahildir. Ancak bu deneme ikisi için de şok edici bir biçimde sonlanır. Neler olduğunu anlamakta zorlanan Florance, içindeki utancı, bilgisizliği Edward'a hakaret ederek atmaya çalışır, kısaca iki gururu kırılmış genç, birbirlerini gerçekten sevseler de bir türlü anlaşamazlar.
Ben kitabı okurken, kitapla ilgili fikirlerim sürekli değişti. İlk başlarda kitabın konusu çok ilgimi çekmedi,Edward'a acıdım sadece. Sonra Florance'ı anlamaya çalıştım - kendisinin nasıl böyle olduğu konusunda kafam karıştı, Florance'ın babasıyla ilişkisi çok net değildi- ,kitabın sonlarına doğru ilgim ve merakım arttı. Bütün olay sonuçlandıktan sonra yazar, Edward ve Florance'ın hayatlarının nasıl devam ettiğini anlatmış, ama bence çok fazla ayrıntı vermiş, sadece konuyla ilgili hayatlarındaki değişiklikleri vermesini tercih ederdim. Bir de, kitabın en sonunda Edward'ın olgunluk çağındaki fikrini gerçekçi bulmadım, "Florance'ın teklifini keşke kabul etseydim" diye düşünmesini yani. Kısacası,okunabilecek ve üzerinde tartışılabilecek hoş bir kitap. Edebi açıdan yazar oldukça güzel ve duyarlı yaklaşmış olaya. Kitabın İngiltere'de iki önemli ödül almış olduğunu da ekleyeyim, keyifli okumalar:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

