Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Eylül 2012 Pazar

Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu


Haruki Murakami’nin 1985 yılında yazmış olduğu bu roman 561 sayfa. Önce iki farklı hikaye varmış gibi bir bölüm Haşlanmış Harikalar Diyarı’nı anlatıyor, onu takip eden bölüm Dünyanın Sonu isimli dünyayı anlatıyor, bölümler birbirini bu şekilde takip ediyor, kitabın sonlarına doğru da bu iki dünyanın birbiriyle ilişkisini anlıyoruz.

Kahramanımız 35 yaşlarında ve mesleği bir çeşit “veri işlemciliği”. Bir tür eğitimden geçerek beyninin sol ve sağ yarımkürelerini birbirinden bağımsız kullanma yeteneği kazandıktan sonra bu yeteneğini verileri şifrelemekte kullanabilir hale getirilmiş. Bir gün özel ve çok gizli bir görevi yerine getirdikten sonra hayatı alt üst oluyor, evini talan ediyorlar, kendisini yaralıyorlar. Bunun son görevi ile ilgili olduğunu anlıyor. Son görevini dahi bir bilim adamı ile torunu için yerine getirmişti. Onlar da tehlikenin farkına varıp, kahramanımızla iletişime geçiyorlar ve macera başlıyor! Açıkçası bu kısımlar bana biraz sıkıcı geldi. Bu olaylar “Haşlanmış Harikalar Diyarı”nda geçiyor.

Diğer taraftan “Dünyanın Sonu” denilen kısımlar, yüksek duvarlarının ardında gölgesiz (burada yürek anlamında aslında) insanların yaşadığı, bir girenin bir daha çıkamadığı, yaşlanmanın, ölümün ve acının olmadığı bir dünyada geçiyor, burada aynı zamanda altın sarısı tüyleri olan tek boynuzlar da var, onların görevi ölen yürekleri içlerine çekmek. Bu dünya çok fantastik, buradaki kahramanımızın görevi eski rüyaları okumak, eski rüyalarsa tekboynuzların içlerine çektikleri yüreklerden oluşuyor. Ben kitabın en çok Dünyanın Sonu bölümlerini sevdim. Haşlanmış Harikalar Diyarı bölümlerindeki kahramandan pek hoşlanmadım, bana biraz duygusuz geldi.

Kitaptan beğendiğim bir alıntı;
“.. Fakat gerçekten birinci sınıf bir insan olabileceğim konusunda kendime güvenim yoktu. Birinci sınıf insanlar, normalde birinci sınıf insan olabileceklerine dair güçlü bir kendine güven sayesinde oralara gelirler. Kendisinin belki birinci sınıf bir insan olabileceğini düşünüp, her şeyi olayların akışına bırakarak birinci sınıf insan olabilmiş pek fazla kişi yoktur…”
Haruki Murakami’nin yazım tarzı hoşuma gidiyor, kitapta özellikle Dünyanın Sonu kısmında hayat ve yürekle ilgili güzel düşünceler var, bunlar hoşuma gitti ama diğer taraftan Haşlanmış Harikalar tarafı yer yer çok sıkıcı geldi, yine de okunabilir.


Resim: http://www.elfwood.com/art/h/o/hollander/090_unicorn_in_the_snow__skarbog.jpg
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...