7 Ekim 2015 Çarşamba

Bebek - Ira Levin

Geçenlerde internet üzerinden yaptığım bir sahaf alışverişinde Ira Levin'in kitaplarına denk geldim ve rastgele bir kitap seçtim. Daha önceden yazarın Rosemary'nin Bebeği isimli kitabını İngilizce okumuştum, ama nedense Bebek isimli kitabın farklı bir kitap olabileceğini sandım. Altın Kitaplar'ın Doğan Hızlan başkanlığındaki bir kurulla oluşturduğu Dar Dizi isimli seriden 1974'te çıkmış Bebek. Nedense eskiden yayınevleri yabancı kitapları basarken kitabın orijinal adını kullanmama yolunda özel bir inat gösteriyorlarmış galiba. Rosemary'nin Bebeği denilse Türk halkı anlamayacaktı herhalde... Kitabımız 348 sayfa. Kahramanımız Rosemary dindar bir aileden gelen genç ve güzel bir kadındır, Guy isimli kendisinden yaşça büyük pek de ünlü sayılmayan ancak hırslı bir aktörle evlidir. Çiftimiz son derece şık, eski ancak içinde meydana gelen cinayet vs. gibi olaylar nedeniyle kötü şöhretli bir eve taşınırlar. Kısa sürede yaşlı komşuları Castevet'ler ile de samimiyet kurarlar. Özellikle Rosemary hamile kaldıktan sonra samimiyet garip bir şekilde ilerler. Romanı daha fazla anlatamıyorum çünkü küçük ayrıntılar öyle güzel ipuçları oluşturuyor ki anlatırsam her şeyin tadı kaçabilir. Bence harika bir roman, yazar okura müthiş bir merak ve gerilim yaşatıyor. Elinize geçerse mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Sonları biraz sinir bozucu gelebilir ama ne de olsa bu bir korku romanı. Bu arada Roman Polanski'nin yönetmiş olduğu filmin de harika bir uyarlama olduğunu söyleyeyim. Keyifli okumalar.

Resim: http://tr.web.img1.acsta.net/r_640_600/b_1_d6d6d6/medias/nmedia/18/60/08/63/18819254.jpg

3 Ekim 2015 Cumartesi

Aşk Gemisi - Daphne Du Maurier

Daphne Du Maurier'in daha önce Rebeka ve Kuzenim Rachel isimli kitaplarını okumuştum. Bu arada ünlü Kuşlar filminin kendisinin bir kısa hikayesinden uyarlandığını biliyor muydunuz? Gelelim kitabımıza, yazar orijinal ismi The Loving Spirit olan kitabını henüz 23 yaşındayken (1931) yazmış. Yazarın bu ilk romanı kimilerince çok sevilirken kimilerince de yazarın en az başarılı romanı olarak görülüyor.

Ben Nebioğlu Yayınevi'nden çıkmış, tarihi belirsiz ancak oldukça eski bir versiyonunda okudum kitabı, sanırım yeni baskısı da yok bu kitabın. Sayfa sayısı 288 olup, kitabın -oldukça alakasız bir şekilde- Aşk Gemisi ismiyle yayınlanışına ise bir anlam veremiyoruz. Ben yazarın tarzından ve kitabın isminden yola çıkarak bunun talip bulmak üzere gemiye binmiş kişiler arasında geçen bir gerilim romanı olduğunu düşünmüştüm:)) Ama tabi ki bir ilgisi yokmuş sevgili Nebioğlu Yayınları.

Yazar romanı yaşadığı yerdeki bir ailenin hayatından esinlenerek yazmış. Roman bir ailenin dört kuşağını be adeta bitmeyen çilesini anlatıyor. İlk bölümde deniz ve macera hasretiyle yanan ancak ailesi ve toplumca bir aile kurmaya zorlanan Janet gemi yapan dürüst bir delikanlı olan Thomas ile evlenir. Kısa zamanda bir çok çocukları olur ancak Janet'in ortanca oğlu Joseph'e özel bir düşkünlüğü vardır, çocuk da annesine aynı şekilde düşkündür. Annesinin dizginlenemez ruhu sanki bu çocuğa geçmiştir. Gerçekten Joseph büyüyünce kaptan olur ve bir çok macera yaşar, yine de annesi ile arasındaki bağ kopmaz. İkinci bölümde Joseph'in hayatını okuruz. Joseph'in başına özellikle ağabeyi Philip nedeniyle bir çok talihsizlik gelir. Ama bunların belki de üzücü olan, kendisi gibi denizci olmasını istediği oğlu Christopher'in "bir korkak" çıkması ve denizden kaçması olur. Üçüncü bölüm Christopher'ın hayatını anlatır, o Londra'ya gidip babasından uzak bir hayat kursa da sonunda yine ona dönmek ister... Dördüncü bölüm ise Christopher'ın kızı Jenny hakkındadır.

Adeta lanetli bir ailenin dört kuşak yaşadığı sıkıntılar malesef sıkıcıydı. "Yazarın fanatikleri için" diyelim..:)

28 Eylül 2015 Pazartesi

Bakınız ne yaptım...

Soldaki resimle pinterestte karşılaştım, çok hoşuma gitti, defter kapağı süslemede kullanabilir diye düşündüm ve hemen denedim:) Gördüğünüz gibi pek bir benzerlik yakalayamadım:)) Tahminimce bunun sebebi işlemenin esas boyutunun benimkinden çok daha büyük olması, sap kısmındaki kum boncukların ne kadar küçük göründüğünden anlayabiliyoruz aslında bunu, yani en azından benim tahminim bu, yoksa o kadar küçük boncuk olduğunu sanmıyorum?. Neyse bir dahaki sefere artık diyelim, yine de bunu düşündüğüm gibi defter kapaklarımda kullanabilirim:)

22 Eylül 2015 Salı

Ookami Shoujo to kuro ouji - Wolf Girl & Black Prince

12 bölümlük dizimiz 2014 yapımı olup yine okul- romantik türünde. Shinohara kızımız yeni sınıfında yalnız kalmamak için yeni tanıştığı kız arkadaşlarına erkek arkadaşı olduğu yalanını söyler. Kendisine inanmayan arkadaşlarını inandırmak için de rastgele bir fotoğraf .ekip resimdeki kişinin erkek arkadaşı olduğunu söyler. Ama resimdeki kişi okul arkadaşı Sata çıkar. Yalanı ortaya çıkmasın diye Sata ile konuşup durumu anlatır. Sata onun erkek arkadaşı gibi davranmayı kabul eder, tek şartla; Shinohara onun köpeği olacaktır. Sata başkalarının yanında Shinohara'ya harika bir sevgili gibi davransa da yalnız olduklarında çok kaba davranır. Yine de sonunda Shinohara ona aşık olur. Sata'nın bitmeyen odunlukları ile Shinohara'nın bitmeyen "saflıkları" zaman zaman sinir bozuyor. Konu bilindik de olsa 12 bölüm olmasından dolayı çok sıkmıyor, ayrıca müziklerini ve jeneriklerini çok sevdim bu animenin. Kısacası süper diyemesem de bu seri benden geçer not alıyor, keyifli izlemeler:)

Resim:http://static.tumblr.com/4c5d3ea135d889e8a1cf91622936ab71/mn42umz/brsncl8y2/tumblr_static_aslt9sfti0w0w4go0wgs0scwk.jpg

16 Eylül 2015 Çarşamba

Stephen King - O

Blogumu takip edenler Stephen King'in büyük bir hayranı olduğumu bilirler. Yazarın okumadığım sadece bir kaç kitabından biriydi O, ama demek ki kısmet bir kaç ay önce çıkan 1200 küsur sayfalık sansürsüz tam metineymiş. 1985 yılında yazılan kitap bana öyle "tam" geldi ki yaklaşık 400 sayfalık standart metinde nerelerin atılmış olabileceğini tahmin bile edemedim. Kitabı boyutları nedeniyle sadece evde okuyabildim, bu yüzden okumam biraz uzun sürdü, ama böylece yazarın evreninde biraz daha fazla kalmış oldum:) Romanımız yazarın diğer pek çok kitabı gibi Derry'de geçiyor. Kahramanlarımız (1958'de) bir takım tesadüfi olaylarla bir araya gelen 7 küçük arkadaş. Palyaço Pennywise veya diğer adıyla "O" Derry'e geri gelmiştir, sadece çocukların fark edebildiği bu yaratık çocuklarla beslenir ve 7 küçük arkadaşımızın onun peşine düşmek için yeterince sebebi vardır. 1958'de O'nu deliğine geri göndermeyi başaran arkadaşlar bir söz verirler, eğer O geri dönerse onlar da onu yok etmek için Derry'e geri geleceklerdir. Bir gün, neredeyse 30 yıl sonra, 1985'de, o telefon gelir ve arkadaşlar sözlerini yerine getirmek için geri dönerler, çünkü her şey yeniden başlamıştır. Stephen King gerçekten harika bir kitap yazmış, çocukların arkadaşlığı kitabın odak noktası diyebilirim, bana buradaki arkadaşlık Rüya Avcısı kitabını hatırlattı (bir de Süper 8 filmini:). Yazarın duyguları anlatışı her zamanki gibi muhteşem. 1200 sayfayı da merakla okuyacaksınız. Stephen King hayranlarına şiddetle tavsiye ederim. Keyifli okumalar:)

11 Eylül 2015 Cuma

Doktor March'ın Dört Oğlu- Brigitte Aubert

İşte 1956 doğumlu Fransız polisiye yazarı Brigitte Aubert! Patricia Highsmith'e benzettim ben kendisini, özellikle de tarzını. Üretken bir yazar, Doktor March'ın Dört Oğlu'da yazarın ilk kitabı. Metis Yayınları'ndan çıkan kitap 163 sayfa, katil ve katilin peşindeki hizmetçinin birbirini takip eden günlüklerinden oluşuyor, hem biçim hem de konu olarak oldukça hoş. Doktor March'ın dördüz oğullarından biri öldürmeyi seven bir katildir, sürekli cinayet işler ve üstelik bunu yazma arzusu da duyar, yalnız yakalanma korkusundan dolayı kim olduğunu açıkça söylemez, sadece birbirinin tıpa tıp aynı dördüzlerden biri olduğunu söyler. Evin hizmetçisi Jeanie bu günlüğü bulur ve durumun ciddiyetini görünce katilin kim olduğunu bulmayı kafasına koyar. Katil Jeanie'nin kendisinin peşinde olduğunu anlayınca, o da Jeanie'nin peşine düşer. Özellikle Jeanie'nin üslubu oldukça eğlenceli, hem okuduğunuzdan keyif alıyorsunuz hem de katilin kim olduğunu merak edip duruyorsunuz. Ortalardaki bir ipucu size katili tahmin ettiriyor ama yine de çok güzel bir kitaptı. Tavisye ederim, keyifli okumalar:)

Not:
Deep Tone arkadaşımın yorumuyla fark ettim, yazımda belirtmeyi unutmuşum, bu güzel kitabı da zevklerimizin ortak olduğu çok sevgili blogger arkadaşım Biblio'nun sayesinde okudum.
Resim: http://www.metiskitap.com/ExternalFiles/Domain/68.png

2 Eylül 2015 Çarşamba

Frambuazlı Hayat - Deep Tone

Çok sevgili blogger arkadaşım Deep Tone kısa zaman içinde üçüncü kitabını çıkartıp biz takipçilerin sevindirdi. Yazarın bundan önceki kitapları "Sade ve Derin" ile "Derin Mavi" isimli kitaplarından daha önce bahsetmiştik zaten. Temmuz 2015’de basılan kitap bu sefer Gece Kitaplığı’ndan çıkmış. Kitap kapağındaki fotoğrafı yazarımız Alaçatı’da kendisi çekmiş, gerçekten de Frambuazlı Hayat ismine yakışır frambuaz tadında bir resim bence:) 214 sayfadan oluşan kitabın alt başlığı “Sade Yaşam Mavi Düşler Derin İzler”. Zihnimiz bu kelimeleri ikili ikili gruplandırıp kendiliğinden araya virgül koysa da bence yazar burada özellikle virgül kullanmayıp serbestçe bağlamış kelimeleri. Zaten Deep Tone'un en büyük özelliklerinden biri de bence bu serbest çağrışımlara uygun şekilde yazması, okura da yaratıcılık anlamında iş düşüyor burada. Evet kitap sanat, kültür, insan, yaşam, gelişim, mevsimler: yaz (yazarın en sevdiği mevsim:), müzik, yansımalar, düşünceler ve denemeler gibi bölümlerinden oluşuyor.

Sanat, kültür, müzik, sinema, edebiyat zaten Deep Tone’un birincil konuları, okurlarına kitabında pek çok filmden ve sanatçıdan bahsederek yeni keşifler yapma olanağı sunuyor. Yansımalar kısmında ise kurgusal kesitlerle pek çok farklı konuyu işlemiş. Zaten blogunun takipçileri onun bu yazım tarzına aşina. Denemeler kısmında da şiirsel bir dil kullanmış, çok sevdim:)

Bu yazılarda yazarın birikimini görebiliyoruz, birikim bir yana çok kendine has bir uslübu var, hayata herkesten farklı baktığı anlaşılıyor. Bir kere, bizim görüp geçtiğimiz ayrıntılar Deep Tone ilham kaynağı olabiliyor. Her zamanki gibi okuyup geçilecek değil üzerinde düşünülecek, hatta ilham alınacak, hatta hatta hayata bakşınızı değiştirebilecek şeyler yazmış Deep Tone. Çok sevdiğim iyi kalpli arkadaşım için her şeyin güzel olmasını diliyorum ve sıkı bir okuru olarak da en kısa zamanda yeni kitaplarını okumayı diliyorum:)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...