9 Eylül 2019 Pazartesi
Akhilleus'un Şarkısı - Madeline Miller
Önce bu kitabı nasıl keşfettiğimi anlatmam lazım..:) www.sarapci.com severek takip ettiğim bir blog, Şarapçı şu yazısında şu yazısında yazardan ve eserlerinden övgüyle söz ediyor, mitolojiyi sevdiğimden Madeline Miller'ın ilk eseri, 2012 Orange Ödüllü Akhilleus'un Şarkısını - baskısı olmadığından- Nadirkitap'tan aldım.
Önce yazardan kısaca bahsedeyim, 78 doğumlu Amerikalı, Yunanca ve Latince öğretmenliği yapıyormuş, ilk kitabı Akhilleus'un Şarkısını tam 10 yılda yazmış. 2018'de de yine mitolojik bir karakter olan Circe'nin hikayesini anlattığı aynı isimli romanı yayınlanmış. HBO yazarın bu eserini 8 bölümlük mini dizi yapacakmış.
Kitabımız Everest Yayınları'ndan 2013 yılında çıkan 388 sayfalık kitabımızı Seda Çıngay çevirmiş.
Size de tanıdık geleceği gibi, Akhilleus (veya bizim okuduğumuz şekliyle Aşil) mitolojik bir kahraman, onu Aşil Tendonu ile ilgili söylenceden, gelmiş geçmiş en iyi savaşçı ünvanından veya Truva Savaşı'ndan rolünden hatırlayabiliriz. Bu arada Akhilleus'u Brad Pitt'in oynadığı 2004 yapımı Troy (imdb:7,2) filmi hatırlayacaksınız. Hemen söyleyeyim filmdeki Akhilleus'un hikayesinin kitapla ilgisi yok (ama kitabı okurken Akhilleus olarak kafanızda Brad Pitt'i canlandırmanızın hiç bir sakıncası yok tabi:))). Kitapta esas olarak Patroklos ve Akhilleus'un ilişkisi işleniyor.
Anlatıcımız Kral Menoitios'un oğlu Patroklos'tur. Kazayla bir çocuğun ölümüne sebep olunca, 9 yaşında Phtia'ya sürgün edilir. Burada Kral Peleus'un himayesinde savaşmayı öğrenecek ve günü gelince onun ordusunda yerini alacaktır. Peleus'un oğlu yine aynı yaşlardaki Akhilleus'tur, onun annesi Thetis'tir, denizlerde yaşasa da oğlunu sürekli himaye eder. Akhilleus o yaşta bile göz kamaştırır. Patroklos ve Akhilleus arkadaş olurlar ve kısa sürede de yakın dost, yoldaş olurlar. Thetis bu yakınlaşmayı yakından takip eder ve bunun dostluk sınırını aştığını fark edince onları ayırmaya çalışır ama başaramaz. Çünkü ikisi arasında müthiş bir bağlılık vardır. İlerleyen zamanda Troya Savaşı patlak verir. Burada Akhilleus'un rolü büyüktür, ortada pek çok kehanet vardır. Bu süreçte Akhilleus ve Patroklos pek çok sınavdan geçerler...
Konuyu fazla anlatıp heyecanını kaçırmak istemiyorum ama ben bu kitaba ba-yıl-dım... Çok güzel, sürükleyici, şiirsel bir dile sahip etkileyici bir kitaptı. Patroklos ve Akhilleus'un ilişkileri çok etkileyiciydi, özellikle son bölüm inanılmazdı, çok duygulandırıcıydı gerçekten. Mutlaka okumalısınız diyorum...:)
Yazarın resmi www.goodreads.com
2 Eylül 2019 Pazartesi
Kedimle Sohbetler- Eduardo Jauregui
Altın Kitaplar’dan 2017’de çıkan kitabımız 318 sayfa ve çevirisi (keşke aslı İspanyolca olan kitabın hangi dilden çevrildiği
de yazılsaymış, tahminimce çeviri İngilizce’den ama olsun..:) Hazal Gül’e ait. Çok beğendiğim kapak Gülhan Taşlı tarafından yapılmış,
kendisini tebrik ediyorum çünkü diğer dillerdeki kapaklardan çok daha etkileyici buldum kendisininkini.
Bu kitabı uzun zamandır okumak istiyordum aslında, çünkü kedilerle ilgili kitaplar çok hoşuma gidiyor. Ama arka kapak yazısı çok iddiasızdı, tahminime göre mutsuz bir kadın sorunlarını kedisine anlatıp onun hareketleri veya miyavlamalarından anlam çıkarıyor olmalıydı, bir insan-kedi dostluğu hikayesi olabilirdi en iyi ihtimalle. Nedense kitabın çok da ilginç olmayacağını, vereceğim zamana değmeyebileceğini düşünüyordum. Ama... kitaba bayıldım....
Konumuz, Sara kendisi gibi İspanyol olan sevgilisi Jaquin ile yaşayan 39 yaşında pek de mutlu olmayan bir iş kadınıdır. Hayatının yolunda
olmadığının bilincinde ama bu kısır döngüden kurtulamayacak derecede olağan düzenin içinde sıkışmış durumdadır. Bir gün pencereden
içeri bakıp onunla konuşmaya çalışan Habeş kedisi dikkatini çeker, evet kedi konuşmaktadır ve adı da Sebilla’dır. Sara, bir kaç gün içinde
sevgilisinin 2 yıldır kendisini aldatmakta olduğunu öğrenir ve kısır döngü böylece onun isteği dışında da olsa çökmeye başlar. Sara’nın
hayatında başka bir çok sorun daha vardır ama Sebilla her zaman sonsuz kedi bilgeliği, verdiği öğütler ve alıştırmalarıyla yeni sahibin yanındadır.
Sebilla, başta anı yaşamak, anda kalabilmek, farkındalık gibi konular olmak üzere beden sağlığı, ekoloji, beslenme gibi konularda Sara’ya yol gösterir.
Başta da dediğim gibi, kitaba bayıldım, Ye, Sev, Dua Et’i okumamıştım ama sanırım o tarzda bir kitap. Beni çok etkiledi, yer yer duygulandırdı. Bir de Sara’nın bütün planlarının sorunsuzca işlememesi, zaman zaman ona uymayan şeyler de olması (örneğin Ivana ile mektuplardan sıkılması gibi) güzeldi.
Tek içime sinmeyen şey (dikkat sürprizbozan), Sara’nın kendi prensiplerine uymadığı halde içinde çalışmayı sürdürdüğü projeye ihnaet etmesi oldu, bunu etik bulmadım açıkçası, yani evet bu proje zaten kendisi insan ırkına ihanet etmekte olan bir petrol firması için yapılmaktaydı ama bununla mücadele için seçilen yöntem bu mu olmalıtdı emin değilim... Son olarak esas oğlanın teknede yaşmaası da bana uymadı diyerek yazımı bitiriyorum:)) Keyifli okumalar dilerim:)
Bu kitabı uzun zamandır okumak istiyordum aslında, çünkü kedilerle ilgili kitaplar çok hoşuma gidiyor. Ama arka kapak yazısı çok iddiasızdı, tahminime göre mutsuz bir kadın sorunlarını kedisine anlatıp onun hareketleri veya miyavlamalarından anlam çıkarıyor olmalıydı, bir insan-kedi dostluğu hikayesi olabilirdi en iyi ihtimalle. Nedense kitabın çok da ilginç olmayacağını, vereceğim zamana değmeyebileceğini düşünüyordum. Ama... kitaba bayıldım....
Başta da dediğim gibi, kitaba bayıldım, Ye, Sev, Dua Et’i okumamıştım ama sanırım o tarzda bir kitap. Beni çok etkiledi, yer yer duygulandırdı. Bir de Sara’nın bütün planlarının sorunsuzca işlememesi, zaman zaman ona uymayan şeyler de olması (örneğin Ivana ile mektuplardan sıkılması gibi) güzeldi.
Tek içime sinmeyen şey (dikkat sürprizbozan), Sara’nın kendi prensiplerine uymadığı halde içinde çalışmayı sürdürdüğü projeye ihnaet etmesi oldu, bunu etik bulmadım açıkçası, yani evet bu proje zaten kendisi insan ırkına ihanet etmekte olan bir petrol firması için yapılmaktaydı ama bununla mücadele için seçilen yöntem bu mu olmalıtdı emin değilim... Son olarak esas oğlanın teknede yaşmaası da bana uymadı diyerek yazımı bitiriyorum:)) Keyifli okumalar dilerim:)
28 Ağustos 2019 Çarşamba
Hobi Blogumuza Bakıyor Musunuz? :D
Merhaba, bugün kısa bir hatırlatma için geldim:) biliyorsunuz bir süredir www.hoby.ist sitemizden hobi ve sanatsal malzemeler satıyoruz. Sitemizin blog bölümünde de hobi ve sanat konularında çoğunlukla "nasıl yaptık" tarzında yazılar paylaşıyoruz. Örneğin son olarak yukarıdaki resimde gördüğünüz, Çin şans paraları ile süs yapımı hakkında bir yazı paylaştık...
Yazılarımızı görmek için buraya tıklayabilirsiniz, sayfada pek görünmüyor ama ikinci sayfadaki yazıları görmek için sol taraftaki "sonraki" yazısına tıklayabilirsiniz. Bayağı bir yazımız birikti, umarım beğenirsiniz. Görüşmek üzere:)
26 Ağustos 2019 Pazartesi
Ikigai; Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı - Héctor Garcia, Frances Miralles
Kidega'nın hediye kitabı olarak geldi İkigai (bu arada Kidega çok beğendiğim bir kitap satış sitesi, tavsiye ederim:)). Aralık 2017 3. baskısından okudum kitabı, çevirisini Meltem Uzun yapmış. Yazarlarımız 1968 ve 1981 doğumlu iki İspanyol. Japonya'da (özellikle de Okinawa Adası'nda) insanların daha uzun, sağlıklı ve mutlu yaşaması üzerine bir araştırma yaparak bu kitabı yazıyorlar. Ikigai sevdiğimiz, iyi olduğumuz, para kazandığımız şeyler ile dünyanın ihtiyaç duyduğu şeyin kesişimi. Aslında Ikigai konusu kitabın kapsamını karşılamayan bir sözcük, kitapta sağlıklı yaşam, egzersiz, beslenme gibi konular da var. Özellikle kitaptaki logoterapi konusu ilgimi çekti, kurucusu Yahudi toplama kamplarından sağ kurtulmayı başarmış ünlü bir psikiyatrist olan Victor Frankl. 171 sayfalık kitabı beğendim, kısaca konulara dikkatinizi çeken hoş, kolay okunan bir kitap. Keyifli okumalar:)
19 Ağustos 2019 Pazartesi
Canavarın Çağrısı - Patrick Ness
DeliDolu Yayınları'ndan 2016'da çıkan kitabımız 219 sayfa, çevirisi Arif Cem Ünver'e ait. Yazar Patrick Ness kitabın fikrini hayatını kaybeden yazar Siobhan Dowd'dan almış. Ayrıca kitap 2016'da filme uyarlanmış, Felicity Jones ve Sigourney Weaver oynuyor, imdb puanı 7,5. Ben de filmini izleyip çok beğenince kitabını da okumak istedim. Kitap da güzeldi ama filmi daha çok hoşuma gitti açıkçası...:)
Kahramanımız Conor 13 yaşında bir çocuktur, annesi ve babasının ayrılmış olmasının yanı sıra annesi kanser tedavisi görmektedir ve işler hiç de iyi gitmiyordur... Conor her gece korkunç bir kabusla uyanmaktadır. Bütün bunların üstüne penceresinin baktığı mezarlık bahçesindeki dev porsuk ağacı canlanır ve Conor'la konuşur, ona anlatmak istediği birşey vardır ve bunu hikayeleri ile yapar...
Tahmin edebileceğiniz gibi hüzünlü bir kitaptı, ama kesinlikle güzeldi, çocuk kitabı formatında ama yetişkinler de zevkle okuyabilir, tavsiye ederim, keyifli okumalar:)
12 Ağustos 2019 Pazartesi
Yabancı – Stephen King
“Stephen King ne yazsa okurum,” diyenlerdenim. Gerçi, Kim
Bulduysa Onundur serisinden, Son Nöbet ve Bay Mersedes’i okumadım, Uyuyan
Güzelleri’i ise aldım ama okuma fırsatım olmadı. Yabancı, Altın Kitaplar’dan
Nisan 2019’da çıkmış, 541 sayfa, çevirisi Esat Ören’e ait.
Flint City’de bir cinayet işlenir, 11 yaşındaki Frank
Peterson korkunç bir şekilde öldürülmüştür. Görgü tanıkları ve tüm deliller
şüphe bırakmayacak şekilde beyzbol koçu Terry Maitland’ı işaret etmektedir. Tabi
çocuklarla bu kadar içli dışlı olan, sevilen birinin böyle bir suç işlemesi
şehirde infiale sebep olur (Burada yaşananlar bana Av filmini hatırlattı bu arada). Ama işin ilginci Terry Maitland’ın da suçun
işlendiği sırada başka yerde olduğuna dair kanıtları ve hatta tanıkları vardır.
Terry’nin eşi ve onu olmadık şekilde tutuklayarak başına gelenlerden kendini
sorumlu tutan dedektif Ralph Anderson bu işin peşini bırakmak istemezler, bir
şekilde haksızlığa uğrayan Terry’nin adına sürülen lekeyi temizlemek için
araştırmaya devam ederler.
Araştırmaların derinleştiği noktada, Terry’nin avukatının
yardımcısı Alec’in aklına, daha önce beraber çalıştığı Finders Keepers
dedektiflik bürosundan Bill gelir, tabi Bill ölmüştür ama Holly hala oradadır.
Dedektiflik konusunda oldukça kendini geliştirmiş olan Holly de (Kim Bulduysa
Onundur üçlemesinde yer alan) bu araştırmaya dahil olur. Stephen King’in bu
romanları arasında geçişler yapan karakterlerine bayılıyorum. Konu sadece polisiye değil, O kitabında olduğu gibi bir takım doğaüstü durumlarda söz konusu bu arada...
Bu arada sürprizbozan olacak ama; Ralph ve Holly arasındaki
etkilenme de kitabın sonuna hoş bir baharat katmış bence.
Yorumuma gelirsek; kitabın ilk 350-400 sayfasını günde
120-130 sayfa okuyarak 3 günde bitirdim, çok sürükleyiciydi gerçekten. Ama işte
her zaman olduğu gibi aksiyon kısımlarına gelince biraz sıkıldım, adam da ne
yapsın işte olay bir şekilde çözülecek, o da aksiyonsuz olmuyor işteJ) Ortanın üstünde bir
kitap kesinlikle, hayranları zaten okuyacaktır…J
5 Ağustos 2019 Pazartesi
Zor Olsa da Hayat Devam Ediyor - Rövşen Abdullahoğlu
Merhaba, bugün yeni çıkan bir kitapla karşınızdayım; "Zor Olsa da Hayat Devam Ediyor". Yazarımız
Rövşen Abdullahoğlu’nın dilimizdeki ikinci kitabıymış bu. Rövşen Abdullahoğlu kitapyurdu’nda
şu şekilde tanıtılmış;
“Yazar Rövşen Abdullaoğlu filozof, Doğu bilimci ve psikologdur.
Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesini bitirdikten sonra çeşitli eğitim
kurumlarında Arap ve Fars dillerinde teoloji, Arap edebiyatı, Doğu ve Batı
felsefesi alanlarında eğitim aldı. Moskova’da Pozitif Teknolojiler ve
Konsalting Enstitüsünün Psikolojik Danışmanlık bölümü mezunudur. Yazarın bugüne
dek motivasyon psikolojisi, irfan, felsefe, teoloji ve roman türünde 26 kitabı
yayımlandı.”
Abdullahoğlu, Azerbaycan’da çok popüler bir yazarmış, doğrusu bu
kitabından sonra ülkemizde de popüler bir yazar olacağına eminim…
Destek Yayınları’ndan çıkan kitabımız 271 sayfa ve kısa kısa birbirini
takip eden bölümlerden oluşuyor, özellikle kısa kısa bölümler olması, yazarın
sohbet havasında ve hayattan örneklerle konulara değinmesi kitabın
çok kolay okunmasını sağlıyor. Bu arada kitapta hiç yazım hatası görmedim, görsel olarak da yuvarlatılmış köşeleri, kapağı olsun içeriği dışında da her bakımdan başarılı bir kitap olmuş, bunu da eklemek isterim...
Konu olarak başlıktan da anladığınız üzere ana temamız hayatın
zorluklarına rağmen olumsuzluklara kapılıp pes etmemek… Özellikle yazarımız bu
konulara kutsal kitaplar çerçevesinden de bakarak dikkatimizi bunların dini
kökenlerine çekiyor. Ama bu kısıtlayıcı değil zenginleştirici bir unsur. Ayrıca benim en çok
hoşuma giden kısım ünlü insanların zorlukları nasıl yendiklerini anlattığı
bölümler oldu, Edison Miranda’nın hayatı özellikle çok ilginçti. Bu kitap klasik
bir kişisel gelişim kitabının ötesinde hayata manevi bir bakış açısıyla
bakmamızı sağlamayı amaçlıyor, çünkü hayat sadece bizim gördüklerimizden ibaret
değil, olayların bizim algılayamadığımız başka sebepleri olabilir.
Kitabı çok beğendim, bana yeni bir şeyler kattı ve bakış açımı
değiştirdi diyebilirim. Ayrıca yazarın samimiyetini hissettim, yani yazarın
okura faydalı olmak için yazdığını, o pozitif hislerini okura yansıtmış.
Yazarımıza başarılar dilerim, inşallah daha nice kitaplarını okuruz. Keyifli
okumalar dilerim…😊
Etiketler:
Rövşen Abdullahoğlu,
Zor Olsa da Hayat Devam Ediyor
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









