6 Nisan 2020 Pazartesi
Acıyla Çarp Kalbim - Amélie Nothomb
Amélie Nothomb çok sevdiğim bir yazar, şimdiye kadar birkaç kitabını okudum ve sade diline rağmen duyguları bir o kadar çarpıcı şekilde aktarışına hayran kaldım. Bu kitabını sevgili blogger arkadaşım Gülşah'ın bloğunda görünce hemen edinmeye karar verdim tabi.
Yazarın kitabı Turkuvaz Kitap'tan (eskiden Doğan Kitap'tan çıkıyordu), Aralık 2019'da çıkmış (mart ayının geldiğine inanamıyorum...), 127 sayfalık kitabı Fransızca aslından Ayşe Ece çevirmiş...
Kitabın anlatımı olayları özet geçme şeklinde. Kasabanın en güzel kızı Marie evlenir ve hazır olmadığı bir anda bebeği Diane doğar. Hep başrolde olmaya alışkın kadın kendisinden rol çaldığına inandığı minik bebeğine bir türlü ısınamaz. Ve çok hassas, olgun bir çocuk olan Diane, annesinin bu anlam verilemeyen davranışlarını ne yaparsa yapsın rasyonalize edemez, böyece hayatı önündeki bu derin boşluğa düşmemeye çalışarak geçer...
Kitabı anlatmak pek de kolay değil, 2 saatte okuyup bitirdim ve beni çok etkiledi. Yazarın kısmen otobiyografik romanlarından biri anladığım kadarıyla. Zaten son derece sıradışı bir kadın. Bir de Nothomb romanlarıyla ilgili yazılmış bir teze rastladım, o da ilginçti..:) Kısacası okumanızı önereceğim bir kitap oldu, keyifli okumalar dilerim:)
1 Nisan 2020 Çarşamba
Mutliş Yıllar Sanaaa - 10. Yıl Özel Programı :)
Pek keyifli günler geçirmiyoruz aslında ama benim için özel bir gün...
Eveeet, yine geldi yılın o özel zamanı, Okuma Günlüğüm'ün doğum günü, iyi ki doğdun sevgili blogum, 10 yılı bitirdin, neredeyse orta okula başlayacaksın :)) Şu an gerçekten çok mutluyum, 10 yıl uzun bir zaman, bu süre içinde tabi ki bir çok iniş çıkış yaşadım, ama bloğumu hiç ihmal etmemeye çalıştım ve her zaman çok özel oldu benim için, sadece blogum da değil blog dünyası... Her sene söylüyorum, olsun yine aynı şeyleri söyleyeceğim, bu güzel blogdan, bana hep destek olan sevgi dolu blogger arkadaşlarımdan dolayı büyük bir şükran duyuyorum, hepinize getirdiğiniz tüm güzellikler için çok teşekkür ediyorum, Okuma Günlüğüm ve siz değerli dostlarım iyi ki varsınız... Daha nice güzel yıllarda birlikte olmak dileğiyle...
23 Mart 2020 Pazartesi
Ruh Eşin Nerede? - Can Aydoğmuş
İndigo Yayınları’ndan şubat ayında çıkan kitap kısa sürede 3. baskısını yapmış. Can Aydoğmuş’u
yeni tanıdım, önce sosyal medyada kitabı görüp merak ettim. Hemen aldım ve 2 günde de bitirdim. Metin Hara tarzında ancak bu kitap daha çok ilişkilere odaklanıyor.
Kitabın ismi “Ruh eşin nerede?” olunca, “ben evliyim, buldum zaten ruh eşimi” demeyin çünkü kitap aslında hem genel olarak isteklerinizi gerçekleştirmek
için neler yapılması gerektiğini anlatıyor hem de ilişkilerde de neler doğru neler yanlış onlar üzerinde duruyor. Özellikle, başta çok zorluklar yaşadığı
kendi hayatından ve tanıdıklarının da hayatlarından örnekler vermesi güzel. Kitapta -giriş bölümünde kendisinin de açıkladığı gibi- bazı
yerlerde tekrarlar var ancak bunun amacı konuları bilinç altına yerleştirebilmekmiş. Kitap dediğim gibi hızlı okunuyor, ben çok sevdim, gündelik uygulanabilecek pratik
ve faydalı öneriler var. Kısacası benim için faydalı bir kitap oldu, size de tavsiye ederim, keyifli okumalar..:)
16 Mart 2020 Pazartesi
Villa Şakayık - Yaprak Öz
Oğlak Yayınları’nın Maceraperest Kitaplar serisinden çıkan 341 sayfalık kitabımız yine bir Yıldız Alatan macerası; yazarın
bir önceki kitabı Farahnaz’ın Çiçeği gibi. Yaprak Öz’ün bütün romanlarını ve bir de şiir kitabını okudum, hepsi de mükemmeldi.
Yıldız Alatan maceralarının yeri ise ayrı diyebilirim, Farahnaz’ın Çiçeği 79 yılında, Villa Şakayık ise 84’te geçiyor; müzikleri,
giyimleri, adetleri, konuşmaları ile apayrı bir nostalji yaşatıyor okura...
Kahramanımız Yıldız Alatan artık 55 yaşında, yeni yeni menopoz sıkıntılarıyla mücadele etmeye başlayan ama hala çok
hoş bir kadındır. 79’da çözdüğü Kılıç cinayetiyle çevresinde sükse yapmış ve ayrıca dedektifliğin de tadını almıştır.
84 yılında eşi ve torunu ile birlikte Karasu’da bir villa kiralamaya karar verirler. Ancak ev sahipleri Yıldız Hanım’a pek tuhaf görünür. Acaba burada da Yıldız
Hanım’ın çözmesi için bir gizem mi saklıdır?
Yine soluksuz okunan şahane bir romandı, gözünüze, kulağınıza ve ruhunuza hitap eden harika bir eser. Sık sık youtube’dan ismi geçen
şarkılara baktım, Holiday klibindeki Madonna’nın kıyafetine..:)) Sanırım youtube’da birde şarkı listesi var.:) Kısacası bu romana bayıldım, size
de tavsiye ederim, keyifli okumalar:)
9 Mart 2020 Pazartesi
Ağabeyine Çiçek Taşıyan Kız – Natsuki Ikezawa
Bu kitabı sevgili blogger arkadaşım Gül Hanım’ın blogunda
görüp merak etmiştim, kendisinin kitapla ilgili yazısı için buraya tıklayabilirsiniz:) Zaten Japon yazarlara ayrı bir ilgim olduğu için bu
kitabı da hemen okumak istedim. Kitabımız Ayrıntı Yayınları’ndan 2017 yılında çıkmış, 398 sayfa, Japonca'dan çeviren Devrim Çetin Güven. Yazarı ilk defa duyuyorum, 1945 doğumlu, 68'de üniversitedeki fizik eğitimini bırakıp edebiyat çevirilerine vermiş kendini. Babası edebiyat araştırmacısı, annesi şair. Günümüz Japon edebiyatının en revaçta, en çok ödül alan ve en aykırı yazarı olarak tanımlanmış. Kitabın başında çevirmenin de oldukça ilginç önsözünde, yazarın Kenzaburo Oe'nin edebi yönü ile Murakami'nin hafif, uçarı metinlerinin özelliklerini taşıdığını, dolayısıyla sürükleyici, okunaklı ama aynı zamanda edebi romanlar ortaya çıkarttığını belirtmiş.
Konumuza gelirsek, ülkesinde çok başarılı, tanınan bir ilüstratör olan Tetsuro, her yıl yaptığı sanatsal uzak doğu gezilerinden biri için Bali'ye gider, burada bırakmaya çalıştığı eroin yine karşısına çıkar ama bu kez polislerce suç üstü yakalanır ve hapse girer. Durum oldukça ciddidir, idam cezası bile ihtimaller arasındadır. Tetsuro'nun orta yaşlarının başındaki kız kardeşi durumu öğrenir ve hemen ağabeyini kurtarmak üzere çalışmalara başlar...
Öncelikle kitabı çok sürükleyici bulamadım ama metin gerçekten harika yazılmış, keşke yazarın daha çok ilgimi çekebilecek bir konudaki romanını okuma imkanım olsaydı ama gördüğüm kadarıyla dilimize çevrilmiş iki eseri var. Bir de eroin kullanımı o kadar ayrıntılı anlatılmış ki, ürperdim, sanki yani başımda yapıyordu bunu biri ve bağımlı olmak çok kolay bir şeymiş gibi hissettim... Yazar mekanları öyle güzel anlatmış ki, özellikle Bali, karakterlerin ruh halleri, hepsi harikaydı. Aslında rüya gibi bir kitaptı ve şimdi düşününce bende ne kadar hoş bir izlenim bıraktığını hissedebiliyorum genel olarak. Ama acabaa biraz daha mı kısa olsaydı veya bazı bölümler daha mı az yer kaplasaydı kitapta? Bu arada çeviriyi de çok başarılı bulduğumu ekleyeyim, üstelik Japonca aslından olması önemli bir ayrıntı.. Keyifli okumalar dilerim..:)
Bonus: son zamanlarda zihnimi işgal etmiş bir şarkı...:)
Lana Del Rey - High by the beach
Bonus: son zamanlarda zihnimi işgal etmiş bir şarkı...:)
Lana Del Rey - High by the beach
2 Mart 2020 Pazartesi
Duvardaki Kız - Jessica Miller
24 Şubat 2020 Pazartesi
Medikal Medyum - Anthony William
Bugün muhteşem bir kitapla geldim... Son zamanlarda neden olduğunu tam da çözemediğim, hafif düzeyde bazı sağlık sorunları yaşıyordum. Bir takım doktorlara gittim ama net bir sebep belirlenememişti. Bu sıralarda, nette bir roman ararken bu kitap tamamen tesadüf eseri karşıma çıktı. Eh ilginç geldi, 2015 yılında Nemesis Yayınları'ndan çıkan kitabın şu an baskısı olmadığı için ben de Nadir Kitap'tan aldım... Yazar gerçekten de bir medyum, ilk bölümde biraz kendisinden bahsetmiş. Ama diğer bölümler sebebi belirsiz hastalıklar ve otoimmün (yani bağışıklık sisteminin vücudun kend, hücrelerine saldırmasından kaynaklanan) hastalıklar. Bu arada benim rahatsızlıklarımın sebebi bir otoimmün rahatsızlığa bağlandı. Ve bu kitap tip 2 diyabet, haşimato, adrenal yorgunluk, otizm, hiperaktivite ve bunun gibi pek çok hastalığın sebebi (ki bunların çoğunun sebebi Epstein-Barr Virüsü'ymüş) ve tedavisini anlatıyor. Tedavilerin başında muhteşem bir besin olan sapkereviz suyu ve yabanmersini geliyor. Tüm bunların ve diğer besin desteklerinin sizi nasıl ve ne süre aralığında iyileştireceğini yazmış. Yazarın henüz dilimize çevrilmeniş başka kitapları da var; liver rescue, thyroid healing, celery juice ve diğerleri... Ayrıca instagram ve facebookta "medical medium" hesaplarını takip edebilirsiniz. Bir sağlık sorununuz olmasa da okumanızı tavsiye ederim... İçinde çok yararlı bilgiler var, doğru bildiğimiz yanlışlar var, örneğin probiyotik için turşu yemenin bir faydası yokmuş çünkü içindeki yararlı bakteriler ölmek üzereymiş ve mideye gittiğinde ölüyorlarmış, elma sirkeli su içmenin de bir faydası yokmuş hatta fazlası kemik erimesine sebep olabilirmiş.. En faydalı probiyotikler, ilaçsız, doğal yetiştirilmiş bir meyvenin yıkanmadan veya çok hafif suya tutulup yenmesiyle alınabilirmiş... İŞte böyle, kitabı edinemezseniz bile instagram ve facebookta çok faydalı bilgiler paylaşıyorlar... Sağlıklı günler:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





