13 Temmuz 2020 Pazartesi

Kayıp Kedi İlanı - Hanzade Servi



Çocuk kitaplarını çok seviyorum, Hanzade Servi de çok sevdiğim, çok üretken bir yazar. Bu romanı mart 2020’de çıkmış, bu sefer Tudem yerine İthaki çocuk yayınları’ndan...

Kayıp Kedi İlanı ismi bana Stephen King’in Maça Kızı romanını hatırlattı, zaten kitapta ona da bir gönderme var.

14 yaşındaki Ulutay, anneannesi rahatsızlanınca annesiyle birlikte onun yanına, küçük Yeleser Kasabası’na taşınmak zorunda kalır. Orada o kadar sıkılmaktadır ki, kayıp kedi ilanındaki Duman’ı bulmak onu oyalar diye düşünüp arkadaşı Levent’le işin peşine düşer. Ama bu işin altında çok derin şeyler yatmaktadır...

Kitabı çok sevdim, oldukça hüzünlü, duygusal ve tabi ki çok merak uyandırıcıydı. Ayrıca kitabın tasarımı da çok tatlıydı, sayfa diplerinde dolaşan bir kedi vardı..:) Büyük, küçük herkesin keyifle okuyacağı bir kitap, tavsiye ederim..


6 Temmuz 2020 Pazartesi

Bu Şehirde Kimse Yok Mu? - Rövşen Abdullaoğlu



Rövşen Abdullaoğlu, daha önce size tanıtmış olduğum Zor Olsa Da Hayat Devam Ediyor kitabından sonra, dilimize çevrilmiş ikinci kitabı Bu Şehirde Kimse Yok Mu? ile bizlerle buluşuyor.

Daha önce de yazmış olduğum gibi Rövşen Bey ülkesi Azerbaycan'da çok popüler bir yazar ve psikolog, ülkesinde yayınlanmış 27 kitabı bulunuyor. Önceki kitabı Türkiye'de de oldukça beğeni toplamıştı.


Bu kitabı roman türünde. Azerbaycan'da yılın en çok satan kitabı olmuş. Mayıs ayında çıkan 279 sayfalık kitap yine Destek Yayınları'ndan çıkmış. 

Konumuza gelirsek, Willy evli, çocuklu, mutsuz ve dibe batmış bir haldedir, bu durumdan bir çıkış yolu da görememektedir. Aslında zamanında başarılı bir Amerikan futbolu oyuncusu olsa da, şu an Anderson hastanesinde hademelik yapmaktadır. Kendince bunun sorumlusunu geçmişi olarak görür. Hastanede, ölümcül bir hastalığı olsa da her günü gülerek karşılayan Wisam'la arkadaş olduğunda herşey değişir...

Psikolojik bir roman olan kitapta, yazar başka kitaplara, tarihi olaylara vs. oldukça bol referans kullanmış, böyle olması benim çok hoşuma gitti, hem tek düzeliği önlüyor, okur yeni şeyler öğrenmiş oluyor, hem de örneklemeler anlamı pekiştiriyor.

Kitabı çok sevdim, bunu psikolojik roman olarak değerlendirmek gerekiyor, yine hayata bakışımı değiştiren, modumu yükselten bir kitap oldu. Günümüzün sorunu zaten içimizden atamadığımız o sebepsiz huzursuzluk duygusu, Willy'nin durumu biraz daha ağır belki ama temeli aynı... Sonuçta Willy, Wisam'ın değerli aktarımlarıyla bu durumu yenmeyi başarıyor, kısacası herşey bizim olayları nasıl değerlendirip nasıl tepki verdiğimizle ilgili...

Ayrıca yazar her bölümün başında epigraf* kullanmış. Bunlar da oldukça bilgilendirici ve ilginçti, çok hoşuma gitti.

Kitap herkese tavsiye edebileceğim bir kitap, yazara başarılar sizlere keyifli okumalar dilerim..:)





[*Epigraf, Bir eserin veya bir bölümün başlangıcında yer alan cümle, alıntı ya da şiirdir. Epigraf; ön söz, özet ya da aynı alandaki başka metinlere gönderme amacıyla kullanılabilir. Kurgu eserlerde, eserin içeriğine uyumlu kurgulanmış epigraflar kullanılabilir. (vikipedia)]

Resim 2:https://www.ensonhaber.com/kitap/bestseller-rovsen-abdullahoglu-ile-yeni-romanini-konustuk


29 Haziran 2020 Pazartesi

Kaderin Kodu - Ünal Güner


Ünal Güner youtube'da videolarından veya televizyondan tanıyor olabilirsiniz. Kendisi judo kökenli bir kişisel gelişim uzmanı diyebilirim. Ben ara sıra youtube'dan izliyordum kendisini, kitabı olduğunu öğrenince okumak istedim.

Kaderin Kodu 2018'de çıkmış, ben 26. baskısından okudum. Destek Yayınları'ndan çıkmış, 172 sayfa, kolay okunan bir kitap. Bu arada kapağına bayıldım. Kitap 6 bölümden oluşuyor, özellikle bilinçaltımıza bilinçsizce verdiğimiz mesajlar üzerinde durmuş, ya da benim ilgimi en çok orası çekti. Örneğin kullandığımız kelimeler, mesela ben "aynen, kesinlikle" kelimelerini çok kullanıyorum; aynı kalma isteği, aynısını yaşama ve esneklikten yoksunluk oluyor bunlar. Kullandığımız kelimelere dikkat etmeliyiz yani:) Söylediğimiz, ağzımızdan çıkan sözlerin bağlayıcılığı da ilginç...

Kitapta ayrıca elementler, sağlığımıza etkileri, bedene bakarak hayatı okumak, el, yüz ve ayaklardan sağlık durumu ile ilgili bilgi alabilmek gibi konular da var. Ben kitabı çok beğendim, sade ve öz bir kitap olmuş, konuyla ilgisi olanlara tavsiye ederim, keyifli okumalar:)

22 Haziran 2020 Pazartesi

Kahkahalar Ülkesi - Jonathan Carroll


 




Kitabı, severek takip ettiğim Arakolpa’nın blogunda görmüştüm, kendisi bu kadar övgüyle bahsedince hemen listeme ekledim tabi...

 

İthaki Yayınları’ndan Eylül 2006’da çıkmış, Nadir Kitap’ta bol miktarda bulunuyor... Sönmez Güven’in çevirdiği kitap 335 sayfa. 1949 doğumlu yazarımızın ilk kitabı olan Kahkahalar Ülkesi 1980’de yazılmış ve Dünya Fantazya Ödülü, Bram Stoker ödülü gibi pek çok ödül kazanmış.

 

Kahramanımız Jonathan, çocukken çok severek okuduğu kitapların yazarı Marshall France’ya büyük bir hayranlık beslemektedir. Hayatının “biraz ara vermek” istediği bir döneminde, üniversitedeki işinden izin alır ve Marshall France’nin biyografisini yazmaya karar verir. Tesadüfen tanıştığı ve kendisi gibi bu yazarı tutkuyla seven Saxony, ona yardımcı olmak konusunda çok ısrarcıdır. Dolayısıyla, Thomas, kendisini dışarı pek açmamış olan yazarın, hayatının çoğunu geçirdiği küçük Galen kasabasına giderken ona eşlik eder. Ama, başta şirin, kendi halindeki bu kasaba aslında bir sürü sır barındırmaktadır.

 

Kitabı çok sevdim, gerçekten çok orijinal bir kitaptı ve her sayfayı merakla çevirdim. Değişik bir şeyler okumak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim...

 

15 Haziran 2020 Pazartesi

Kötü Kızlar Ölmez - Katie Alender


Sevgili blogger arkadaşım Kitap Eylemi 'nin tavsiyesiyle aldığım bir kitap Kötü Kızlar Ölmez... Yabancı Yayınları'ndan haziran 2015'de çıkmış 286 sayfalık kitabımızı Özlem Özsoy çevirmiş. Kitap ciltli bu arada.

Kitap Surrey- İngiltere'de geçiyor. Kahramanımız Alexi 15 yaşında bir lise öğrencisidir, kardeşi Kasey de 13 yaşında bir ortaokul öğrencisidir. Çok gösterişli, eski bir evde oturmaktadırlar. Bir gün Alexi bahçede açıklayamadığı bazı parıltılar görür ve başka bir gün kardeşine bir hikaye anlatırken trans benzeri bir durum yaşar ve hikaye adeta gerçektir. Bundan sonra Kasey çok garip davranmaya başlar. Bu durum öyle bir hal alır ki Alexi, kendisini, ailesini ve arkadaşlarını koruyabilmek için bir şeyler yapmak zorunda kalır.

İçinde aşk ve bolca doğa üstü olayların olduğu son derece sürükleyici bir kitaptı. Yalnız sık sık gençlerin şımarık davranışlarına takıldım ben, çok farklı geldi bana... Kısacası okuyabileceğiniz, pişman olmayacağınız bir kitap, özellikle gençlerin daha çok ilgisini çekecektir. Keyifli okumalar...




8 Haziran 2020 Pazartesi

Sistematik Düşünme - Prof. Dr. Niyazi Kahveci




Yazarımız televizyon programlarına da çıkan tanınmış bir kişi, benim izleme fırsatım olmamıştı hiç. Kendisi İlahiyat profesörü ancak kitabımız insanın düşünme sistemi ve felsefesi üzerine.


Doğu Kitabevi’nden Kasım 2019’da çıkan kitap 296 sayfa. 8 bölümden oluşuyor, ilk bölümlerde ilk insanlardan başlayarak insanın düşünme kapasitesinin ne şekilde geliştiğini ayrıntılı olarak anlatıyor, buradan yola çıkarak da insanların bugün hangi özellikleri, hangi düşünme tarzlarını sergilediklerine göre hangi gelişim düzeyinde takıldıklarını tespit ediyor. Daha sonraki bölümde ise düşünme sistemimizi yöneten mekanizmayı açıklıyor; zihin, beyin, akıl, zeka ve ilgili kavramları açıyor. Soyut düşünme ve ardından soyut sistematik düşünmeden bahsediyor.


İnsanın tam gelişmiş olabilmesi için soyut sistemtaik düşünme yapaabilmesi gerekiyor. Bu da kendi zihni ile özgün bir fikir üretebilmesini sağlıyor ki yazara göre bu da mutluluğun kaynağı.


Sistematik soyut düşünme kendiliğinden olmuyor tabi, zihni buna alıştırmak, çalışmak gerekiyor. Yazarın bunun için önerdiği yol, bir felsefe kitabı alıp önce gelişigüzel, sonra yazarın neyi nasıl dediğine dikkat ederek, sonra ne dediğine dikkat ederek, sonra anlamaya çalışarak ve sonra da üzerinde düşünerek okumak, yani tek bir kitabı en az 5-10 defa okuyup üzerine özgün bir fikir üretmeye çalışmak...


Son bölümde de mantık kavramları ve ilkelerine yer verilmiş.


Kitap sohbet havasında değil anlaşılır ancak ciddi bir dille yazılmış. Yazar bu kitabı okumuş olmanın bile bir değişim başlattığını söylüyor ki ben de katılıyorum. Şimdi felsefi bir kitap alıp yazarın önerisini uygulamaya çalışacağım. Ben çok faydalı buldum kitabı ve herkese tavsiye ederim. Arka kapak yazısı bile önemli. Keyifli okumalar.


1 Haziran 2020 Pazartesi

Mavi Sakal - Max Frisch


 

 

Yapı Kredi Yayınları’nın Modern Klasikler serisinden Ocak 2020’de çıkan 94 sayfalık kitabımızı Dürrin Tunç çevirmiş.

 

1911 Zürih doğumlu yazarımız Alman Edebiyatı okumuş ama ekonomik sebeplerle yarıda bırakıp gazetecilik yapmaya başlamış. Daha sonra mimarlık eğitimi almış. 1955’te mimarlığı bırakmış. Ses getiren ilk eseri Stiller’i 1954’te yazmış. Bir çok ödül almış eserleriyle. Mavi Sakal’ı ise 1982’de (71 yaşında) yazmış.

 

Konuya gelirsek, Doktor Schaad, yedi kez evlenmiştir ve önceki eşlerinden Rosalind’i öldürmekle suçlanmaktadır. Roman doktorun yargılanması üzerinden, diyaloglarla ilerler. Bu sırada doktorun eşleriyle olan ilişkilerini de öğrenmiş oluruz.

 

Kitap okunuyor tabi ama bana hitap etmedi. Belki size edebilir, keyifli okumalar...

 



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...