2 Haziran 2021 Çarşamba

Fahrenheit 451 - Ray Bradbury

 

Ray Bradbury'den daha önce "Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana"yı okumuştum, daha çok öyküleriyle bilinen yazarın pek çok öyküsünü de okumuşumdur. Fahrenheit 451 bilimkurgu edebiyatında kült olmuş bir eser, 1920-2012 yılları arasında yaşamış olan yazar bu romanı 1953'de (33 yaşında) yazmış. İthaki Yayınları'nın 2016'da çıkan 5. baskısında yazarın önsözüne de yer verilmiş. Orada yazar kitabın yazım hikayesini anlatmış, kitap aslında 25.000 kelimelik bir hikayeymiş, sonradan romana çevirmiş yazar. Bitince itfaiyeyi arayıp kitap sayfalarının kaç derecede tutuştuğunu sormuş, cevabı da romanına isim olarak koymuş,  yanlış çevirmediysem yaklaşık 232 (C) derece:)

238 sayfalık kitabımızı Zerrin ve Korkut Kayalıoğlu çevirmiş. Öyle bir gün gelmiştir ki itfaiyeciler yangın söndürmek yerine kitapları yakmaktadırlar, çünkü insanların (internetten bahsedilmiyor haliyle ama) multimedya bağımlısı olduğu günlerde kitaplar yasaklanmıştır (yazarın bir de "yaya" olmanın yasaklandığı günler üzerine hikayesi varmış). Bir itfaiyeci olan Guy Montag, 16 yaşındaki komşusu Clarisse ile tanışana kadar hayatını sorgulamamıştır, ama bu kelebek peşinde koşan, ormanda yürüyüş yapmayı seven kız adamın içine kuşku tohumları ekmeyi başarır... Montag gerçeğe ulaşabilecek mi?

1953'te her eve aptal kutusunun girdiği günlerde Ray Bradbury gidişatı iyi görmemiş ve bu romanı yapmış, günümüzde de mesajı gayet yerinde bir roman bu... Sonu biraz daha canlı olabilir miydi acaba dedim ama güzeldi. Francois Truffaut filme de çekmiş romanı. Ayrıca kitabın sonunda Neil Gaiman'ın çok güzel bir sonsözü var, keyifli okumalar dilerim....



26 Mayıs 2021 Çarşamba

Montague Amca'nın Dehşet Hikayeleri - Chris Priestly

 


Minişlerim 8'ine merdiven dayadı, korku hikayelerine bayılıyorlar. Bugüne kadar kendi uydurduklarım, izlediğim/okuduğum şeylerden uyarladıklarım ile idare ettim. Bunların bir kısmı beğenildi, bir kısmıysa geçer not alamadı. Hal böyle olunca ben de Montague Amca'dan medet umdum. Hitap ettiği yaş olarak 11 yaş denmiş. O konuya sonra geleceğim...

Tudem Yayınları'ndan 2016'da çıkmış kitabımız 224 sayfa, çevirisini Zeynep Alpaslan çevirmiş, içinde her hikaye için birer illüstrasyon da bulunuyor. İngiliz yazarım daha sonra Kara Gemiden Dehşet Hikayeleri ve Tünelin Ağzından Dehşet Hikayeleri isminde iki devam kitabı da yazmış.

Küçük Edgar, ormanın içinde oturan eksantrik amcası Montague'yü ziyarete gider. Amcasının evinde ilginç eşyalar görür ve amcası da ona bu eşyaların dehşetli hikayelerini anlatır. Bu arada hikayelerden biri Urfa'da geçiyor. Son hikaye de Montague Amca'nın kendi hikayesi.

Hikayelerin gotik atmosferini sevdim, çoğu ilginçti gerçekten. Yalnız gerçekten dehşet ve şiddet içeriyorlar, 11 yaşa bile uygun mu bilemiyorum... Minişlere uyumadan önce -neyse ki- ben okudum, haliyle bol bol sansürledim.

Sonuç; keşke daha az şiddet ve dehşet içerse dedim, keyifli okumalar...

Bu da bonus olsun; https://www.youtube.com/watch?v=tgeXB-qPNyI
Tudem Yayınları'nın açtığı "trailer" yarışmasında Montague Amca'nın Dehşet Hikayeleri için hazırladığı trailer ile birinci olan Betül Gönüllü'nün eseri...


18 Mayıs 2021 Salı

Ruth - Lou Andreas-Salome


Kısa süre önce çok severek takip ettiğim Sevim Hanım'ın blogunda görüp okumak istedim bu kitabı. Lou Andreas-Salome 1861-1937 yılları arasında yaşamış, Petersburg doğumlu, Zürih Üniversitesi'nde teoloji ve sanat tarihi okumuş. Sonra Viyana'da psikanalistlerin çevresine girmiş, Freud'un öğrencisi ve yakın dostu olmuş. Ayrıca Rilke ve Nietzsche kendisine aşıkmış, çok etkileyici bir kadın olsa gerek. En ilginci de dünyanın ilk kadın psikanalisti olması...


İş Bankası Yayınları Modern Klasikler serisinden 2018'de (ilk baskısı) çıkan 244 sayfalık romanı Almanca aslından İlknur İgan çevirmiş. Yazar romanı 1897'de, 36 yaşında yazmış.

16 yaşındaki Ruth anne ve babasını kaybettiği için amcasının ailesiyle yaşamaktadır; hassas ve hayalperest bir kızdır. Erik ise 40 yaşında idealist bir öğretmendir, güzeller güzeli karısı Bel bir kaza sonucu yürüyemez olunca Erik yüksek ideallerinden vazgeçmek zorunda kalmıştır, bir de 15 yaşındaki oğulları Jonas vardır... Bir gün Ruth, evden kaçıp Erik'lere sığınır, kızın hayal dünyasından zaten etkilenmiş ve ona merak duyan adam kızın eğitimini üstlenmeyi teklif eder. Böylece kız öğretmeninin evinde yaşamaya başlar. Bu durum evdeki bütün ilişki dinamiklerini değiştirir...

İtiraf edeyim başta kitap biraz ağır gitti ama ikinci yarısı harikaydı, yazar bol bol doğa tasvirlerine de yer vermiş. Çözülme bölümü, özellikle sonu beni çok etkiledi, her karakterin hissiyatını, motivasyonunu çok güzel anlatmış yazar. Psikolojik romanları seviyorsanız kaçırmayın. Keyifli okumalar...

11 Mayıs 2021 Salı

Kaygısız Beyin - Catherine Pittman, Elizabeth Karle

 


"Kaygısız" deyince hemen aklıma "azıcık aşım, kaygısız başım" deyişi geliyor ama o iş o kadar kolay değil bu devirde maalesef. Ekonomik kaygılar, hele şu günlerde sağlıkla ilgili kaygılar yaşamayan var mı? İşte ben de kitapyurdu'nda bu kitabı görür görmez attım sepete. "Beyninizi dönüştürerek kaygı, panik ve endişeden kurtulmanın yolları"; ismi ve alt başlığı öyle iddialı ki okur okumaz bir daha hiç kaygılanmayacağım sandım...

Salt Okur'dan Nisan 2020'de çıkmış 204 sayfalık kitabı Ahmet Kar çevirmiş. Kitap 3 bölümden oluşuyor; ilki kaygılı beynin yapısını anlamak. Bu bölümde kaygının amigdala kaynaklı (panik, travma ve fobi temelli kaygı) veya korteks kaynaklı (düşünce, hayal vs temelli kaygı) mı olduğunu ayırt etmekten bahsediyor çünkü bu iki türe farklı yaklaşmak gerekiyor. İki ve üçüncü bölüm de sırasıyla amigdala ve korteks kaynaklı kaygıları nasıl tespit edip, bunlarla baş edebilmek için neler yapmamız gerektiğini anlatıyor.

Benim başta belirttiğim kaygılar korteks kaynaklı kaygılarmış, sebepleri hemen her psikoloji kitabında görebileceğiniz olumsuz düşünce kalıpları (felaketçilik, aşırı genelleme vs vs.) veya uykusuzluk ve benzeri fiziksel olumsuzluklar olabiliyor. Temelde kaygının bir gerçek /kehanet/ doğru olmadığı, sadece aklımızdan geçen milyon tane rastgele düşünceden biri olduğunu bilmek ve tüm diğer düşüncelerimiz gibi onunla mücadele etmeden, zihnimizden geçip gitmesine izin vermek esas olan... Kitapta bilinçli farkındalık gibi daha detaylı yöntemler ve rahatlama tekniklerinden bahsediliyor.

Kitapta aslında yeni bir fikir yok, zaten amigdala kaynaklı kaygı üzerinde daha çok durmuş, derli toplu sistematik bir anlatım var ama daha kısa olabilirdi; belki iki yazarlı olmasından dolayı biraz tekrarlar var gibi geldi bana. Yine de okunabilir, keyifli okumalar ve iyi bayramlar şimdiden..:)




9 Mayıs 2021 Pazar

Son Durum


Baktım elimdeki kitabı bugün de bitiremiyorum, sizden daha fazla uzak kalmayayım dedim. Şöyle sürükleyici bir romana kendimi kaptırmayalı bayağı oldu. Şu ara biraz hobilerimle haşır neşir oldum. Fotoğraftaki (onu da yamuk çekmişim) anneme anneler günü için yaptığım (boyamasını yaptığım yani) ayna, çok sevdiğim ilüstratör Feridun Oral'ın bir çalışmasını biraz değiştirdim. Kullandığım kalem su bazlıymış (ben sabit kalem sanıyordum) verniği sürünce bazı yerler dağıldı, eh bu da böyle olsun, ne yapalım:) Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun... Yakında kitaplarla görüşmek üzere:)

 


29 Nisan 2021 Perşembe

Deccal Derin Devleti - Erkan Trükten

 


Erkan Trükten, 80 doğumlu araştırmacı yazar, tarih ve felsefe eğitimi almış, şimdi de (kitabın yazıldığı 2019'da) İ.Ü. Avrasya Araştırmaları Enstitüsü'nde ikinci yüksek lisansını yapıyormuş.

Ben kendisini youtube'da görmüştüm, anlattığı konular ilgimi çekince kitabını okumak istedim.

Biliyorsunuz "ilüminati", "derin devlet" vb. gibi kelimeleri içeren konular, işi sulandırır şekilde "komplo teorisi" başlığı altında yer alıyor. Oysa ana akım medyada yer almayan, sadece araştırırsanız karşınıza gelebilecek ancak yaşamımızı derinden etkileyebilecek nitelikte gelişmelerin varlıkları birer gerçek, örneğin gdo konusu.

2019 yılında Şira Yayınları'ndan çıkan kitap (2020 yılı 4. baskısını okudum) metin olarak 400 sayfa, dipnotlarla birlikte 476 sayfa. İki bölümden oluşuyor, ilk bölüm "Kayıp geçmiş ve saklı geleceğin izinde". Bu bölümde insanlığın kökeni, dini ve mitolojik yaradılış hikayeleri, dinlerde çeşitli sembolizmler üzerinde durulmuş. İkinci bölüm "gelecekteki biz", bu bölümde daha çok güncel gelişmeler ışığında gelecekte bizi bekleyen tehlikelere dikkat çekiliyor.

Deccal nedir? Wikipedia'ya göre; Deccal (Arapça: المسيح الدجّال), İslam'a göre ahir zamandaMesih'in ikinci kez yeryüzüne gelmesinden önce insanları dini inancından saptırarak kötülüğe ve sapkınlığa yöneltecek bir akımı, ideolojiyi ve onu kuran kişi veya kişileri belirtmek için kullanılan kavramdır.

Kelime dini bir anlam taşıdığından Kuran da bolca yer alıyor kitapta. Yazar Yüzüklerin Efendisi ve Matrix filmlerine de çok yer ayırmış. Ayrıca yazar bir konuşmasında deccal ve dijital kelimelerinin kökenlerinin benzerliğine dikkat çekmişti. Özellikle kitabın ikinci bölümünü benim daha çok ilgimi çekti; gdo, florür, çip konusu, transhumanizm gibi bir çok konu bir çerçeve altında toplanmış. Yazar konuyu dağıtmadan, pek çok yerli, yabancı kaynağa dayanarak, objektif bir bakış açısıyla değerlendirmiş. Yazarın felsefe eğitimi almış olması da büyük bir artı. Konuya ilginiz varsa okunabilecek bir kitap, keyifli okumalar...


21 Nisan 2021 Çarşamba

Kızılderili ve Çingene

 


Kısa süre önce okuduğum Jung’un Anılar, Düşler, Düşünceler kitabında, yazar Kızılderili’lerin bilgeliğinden bahsediyordu. Ben de Kızılderilileri konu alan bir kitap okumak istedim. Ararken karşıma bu kitap çıktı.

Eksik Parça Yayınevi’nden 2016’da çıkmış kitabımız 310 sayfa, çeviri Mehtap Gül Ayral’a ait. Kitabın orijinal adı The Truth About Love & Lightning. Kapak resmine bayıldım bu arada.

Konumuz iki kız kardeşi ile bir çiftlikte yaşayan 58 yaşındaki Gretchen’in, bahçesinde esrarengiz bir şekilde hafızasını kaybetmiş bir adam bulmasıyla gelişir. Bu adam 40 yıl önce kaybolan eski dostu/aşkı Sam olabilir mi?

300 sayfalık roman bunun üstüne. Okurken sıkıldım, başlık kitabı kapsamıyor kesinlikle. Beklentisizce okuyabilirsiniz belki…



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...