10 Ağustos 2020 Pazartesi

Kitapçı Dükkanı - Deborah Meyler




Bu kitabı bana babam almıştı, açıkçası bana “yüzeysel” göründüğü için normalde almayı tercih etmeyeceğim bir kitap. 2016 basımı ve sanırım o yıldan beri de kitaplığımda bekliyordu. Sayfaları sarı beneklerle dolmuş...

Evet, Sonsuz Kitap’tan (Yakamoz Yayınevi) çıkmış 430 sayfalık kitabımızı Özde Nesil Gezici çevirmiş.

Konu çok spoilerli, bundan sonrası için dikkatli olunuz. ahramanımız Esme Garland, Cambridge mezunu, 23 yaşında güzel bir İngiliz’dir. Columbia Üniversitesi’nde burslu olarak sanat tarihi okumaktadır. Bir gün tesadüfen tanıştığı 33 yaşındaki yakışıklı, zengin ve son derece etkileyici Michelle ile bir kaç haftalık bir ilişkisi vardır. Ama hamile olduğunu öğrenince hayatı çok garip bir hal alır. Michelle’e bunu söyleyemeden ayrılırlar. Esme para kazanmak için çok sevdiği, ikinci el kitaplar satan The Owl’da çalışmaya başlar. Kitap beni sürekli ters köşeye yatırıp durdu. Ve ilginç bir şekilde mutlu sonla bitmiyor...

Kitapla ilgili yorumlara baktığımda Esme’nin gurursuz davranışlarını eleştirip durmuşlar. Esme gerçektende sürekli bir sabır testine maruz bırakılıyor. Bu kadar zor durumda olmasına rağmen, annesi ve babasından yardım isteyebilecekken Michelle’in ağzının içine bakmayı tercih ediyor...

Sonunda ne olacak diye merak edip okudum, gerçi dediğim gibi yüzeysel bir kitap değil ama... Hele sonunda olanlar, neydi o öyle? Yani ne desem bilemiyorum, dediğim gibi okunabilir bir kitap ama yazar nasıl bir ruh hali ile yazmış merak ettim... Keyifli okumalar dilerim...


3 Ağustos 2020 Pazartesi

Evvel Zaman İçinde - Tom McNeal





Pegasus Yayınları’ndan eylül 2016’da çıkmış kitabımız 357 sayfa, çeviri Büşra Balcan’a ait. Kitap National Book Award finalistiymiş bu arada.


Jeremy 15 yaşında kendi haline bir gençtir. Peri masallarına düşkün annesi onu ve eşini terk ettiğinde geride masallarla dolu bir kitaplık bırakmıştır. Jeremy’nin büyük sırrı küçüklüğünden beri ona, ünlü masal toplayıcısı Jacob Grimm’in hayaletinin eşlik etmesidir. Bu arada deli dolu Ginger da Jeremy’den hoşlanır. Bir gün Jeremy Ginger’ın gözüne girmek için, o ve arkadaşlarıyla kendi halindeki İsveçli fırıncı Sten’in evine şaka olsun diye gizlice girerler ama Jeremy yakayı ele verir. Bu olay efsanevi Prens pastalarını pişiren Sten ile ilginç bir dostluk kurmalarına sebep olur.


Sürpriz sonuyla hoş, kolay okunan bir kitaptı. Ama sanırım belki hikayeyi Jacob Grimm’in anlatışından dolayı hikayede bir soğukluk vardı, Jeremy’e de tam ısınamadım. Yine de gerçekten masal gibi, hoş bir kitaptı, tavsiye ederim, keyifli okumalar...


27 Temmuz 2020 Pazartesi

Ateş Gecesi - Reşat Nuri Güntekin




Reşat Nuri Güntekin’in okumadığım az sayıda eseri kaldı. Ateş Gecesi de bunlardan biriydi. Yazarın 1942’de yazdığı 53 yaşında yazdığı, olgunluk çağı eserlerinden biri.

İnklâp Kitabevi’nden 1993’de çıkan 9. baskısından okudum kitabı. Bu yayınevinin suluboyalı kapaklarını çok seviyorum.


Kitabın isminden, önce Kurtuluş Savaşı’yla ilgili olabileceğini düşünmüştüm. Ama bu bir aşk romanı ve hatta bence yazarın en güzel eserlerinden biri.


Kahramanımız 18 yaşındaki Kemal Murat, saraya yakın bir askerin oğludur, bir sebepten üç kardeşin üçü de sürgüne gönderilir. Kemal de Milas’a gönderilmiştir. Burada kısa sürede sevilen bir genç olur. Kasabanın Girit’li saygın doktoru Selim Bey de onu kardeş gibi sever. Onların evlerine sık sık girip çıkan Kemal, doktorun, mutsuz bir evlilik süren çocuklu kız kardeşi Afife’ye aşık olur.

Kitabın devamı da çok ilginç. Yazarın en cüretkar eserlerinden birisi gerçekten. Ama çok akıcı, çok merak uyandırıcı yazılmış. Yazarın en sevdiğim eserlerinden birisi oldu. Keyifli okumalar dilerim..:)


20 Temmuz 2020 Pazartesi

İkizlerin Zamanı - M. Weis, T. Hickman



İkizlerin Zamanı, Ejderha Mızrağı serisinden Efsaneler Üçlemesi’nin ilk kitabı. Uzun yıllar önce Ejderha Mızrağı serisini okuyup çok sevmiştim. Orada en çok ilgimi çeken karakter de Raistlin’di. Dolayısıyla ikizlere odaklanan bu seriyi de okumak istedim.

Arka Bahçe Yayıncılık’tan 2001 yılında çıkmış olan kitabımız 412 sayfa ve çevirisini Çiğdem Erkal İpek yapmış. Kapak resmi de çok hoşuma gitti, Larry Elmore yapmış. Bu arada seri İthaki Yayınevi tarafından 2011’de yeniden -farklı kapaklarla- yeniden basılmış.

Hikayemiz Paladine rahibesi olan Lady Crysania’nın, kötülük peşinde olduğunu düşündüğü Raistlin’i iyi tarafa geçmeye ikna etmek istemesiyle başlıyor. Ancak Raistlin’in bulunduğu Yüce Büyücülük Kulesi’ne gidiş çok tehlikelidir ve bu yolculukta güzel rahibeye Caramon ve Tasslehoff Burrfoot eşlik ederler.


Kitabı sevdim diyebilirim. Ancak Ejderha Mızrağı’nın ilk dörtlemesinin yanında sönük kalıyor tabi ki. Orada çok daha fazla karakter vardı ve olaylar daha merak uyandırıcıydı. Yine de güzel diyebilirim, üçlemenin diğer iki kitabı da elimde ve devamını merak ediyorum.


Ayrıca, hikaye bana fazlasıyla Zaman Çarkı serisinin başını anımsattı. Keyifli okumalar.:)




13 Temmuz 2020 Pazartesi

Kayıp Kedi İlanı - Hanzade Servi



Çocuk kitaplarını çok seviyorum, Hanzade Servi de çok sevdiğim, çok üretken bir yazar. Bu romanı mart 2020’de çıkmış, bu sefer Tudem yerine İthaki çocuk yayınları’ndan...

Kayıp Kedi İlanı ismi bana Stephen King’in Maça Kızı romanını hatırlattı, zaten kitapta ona da bir gönderme var.

14 yaşındaki Ulutay, anneannesi rahatsızlanınca annesiyle birlikte onun yanına, küçük Yeleser Kasabası’na taşınmak zorunda kalır. Orada o kadar sıkılmaktadır ki, kayıp kedi ilanındaki Duman’ı bulmak onu oyalar diye düşünüp arkadaşı Levent’le işin peşine düşer. Ama bu işin altında çok derin şeyler yatmaktadır...

Kitabı çok sevdim, oldukça hüzünlü, duygusal ve tabi ki çok merak uyandırıcıydı. Ayrıca kitabın tasarımı da çok tatlıydı, sayfa diplerinde dolaşan bir kedi vardı..:) Büyük, küçük herkesin keyifle okuyacağı bir kitap, tavsiye ederim..


6 Temmuz 2020 Pazartesi

Bu Şehirde Kimse Yok Mu? - Rövşen Abdullaoğlu



Rövşen Abdullaoğlu, daha önce size tanıtmış olduğum Zor Olsa Da Hayat Devam Ediyor kitabından sonra, dilimize çevrilmiş ikinci kitabı Bu Şehirde Kimse Yok Mu? ile bizlerle buluşuyor.

Daha önce de yazmış olduğum gibi Rövşen Bey ülkesi Azerbaycan'da çok popüler bir yazar ve psikolog, ülkesinde yayınlanmış 27 kitabı bulunuyor. Önceki kitabı Türkiye'de de oldukça beğeni toplamıştı.


Bu kitabı roman türünde. Azerbaycan'da yılın en çok satan kitabı olmuş. Mayıs ayında çıkan 279 sayfalık kitap yine Destek Yayınları'ndan çıkmış. 

Konumuza gelirsek, Willy evli, çocuklu, mutsuz ve dibe batmış bir haldedir, bu durumdan bir çıkış yolu da görememektedir. Aslında zamanında başarılı bir Amerikan futbolu oyuncusu olsa da, şu an Anderson hastanesinde hademelik yapmaktadır. Kendince bunun sorumlusunu geçmişi olarak görür. Hastanede, ölümcül bir hastalığı olsa da her günü gülerek karşılayan Wisam'la arkadaş olduğunda herşey değişir...

Psikolojik bir roman olan kitapta, yazar başka kitaplara, tarihi olaylara vs. oldukça bol referans kullanmış, böyle olması benim çok hoşuma gitti, hem tek düzeliği önlüyor, okur yeni şeyler öğrenmiş oluyor, hem de örneklemeler anlamı pekiştiriyor.

Kitabı çok sevdim, bunu psikolojik roman olarak değerlendirmek gerekiyor, yine hayata bakışımı değiştiren, modumu yükselten bir kitap oldu. Günümüzün sorunu zaten içimizden atamadığımız o sebepsiz huzursuzluk duygusu, Willy'nin durumu biraz daha ağır belki ama temeli aynı... Sonuçta Willy, Wisam'ın değerli aktarımlarıyla bu durumu yenmeyi başarıyor, kısacası herşey bizim olayları nasıl değerlendirip nasıl tepki verdiğimizle ilgili...

Ayrıca yazar her bölümün başında epigraf* kullanmış. Bunlar da oldukça bilgilendirici ve ilginçti, çok hoşuma gitti.

Kitap herkese tavsiye edebileceğim bir kitap, yazara başarılar sizlere keyifli okumalar dilerim..:)





[*Epigraf, Bir eserin veya bir bölümün başlangıcında yer alan cümle, alıntı ya da şiirdir. Epigraf; ön söz, özet ya da aynı alandaki başka metinlere gönderme amacıyla kullanılabilir. Kurgu eserlerde, eserin içeriğine uyumlu kurgulanmış epigraflar kullanılabilir. (vikipedia)]

Resim 2:https://www.ensonhaber.com/kitap/bestseller-rovsen-abdullahoglu-ile-yeni-romanini-konustuk


29 Haziran 2020 Pazartesi

Kaderin Kodu - Ünal Güner


Ünal Güner youtube'da videolarından veya televizyondan tanıyor olabilirsiniz. Kendisi judo kökenli bir kişisel gelişim uzmanı diyebilirim. Ben ara sıra youtube'dan izliyordum kendisini, kitabı olduğunu öğrenince okumak istedim.

Kaderin Kodu 2018'de çıkmış, ben 26. baskısından okudum. Destek Yayınları'ndan çıkmış, 172 sayfa, kolay okunan bir kitap. Bu arada kapağına bayıldım. Kitap 6 bölümden oluşuyor, özellikle bilinçaltımıza bilinçsizce verdiğimiz mesajlar üzerinde durmuş, ya da benim ilgimi en çok orası çekti. Örneğin kullandığımız kelimeler, mesela ben "aynen, kesinlikle" kelimelerini çok kullanıyorum; aynı kalma isteği, aynısını yaşama ve esneklikten yoksunluk oluyor bunlar. Kullandığımız kelimelere dikkat etmeliyiz yani:) Söylediğimiz, ağzımızdan çıkan sözlerin bağlayıcılığı da ilginç...

Kitapta ayrıca elementler, sağlığımıza etkileri, bedene bakarak hayatı okumak, el, yüz ve ayaklardan sağlık durumu ile ilgili bilgi alabilmek gibi konular da var. Ben kitabı çok beğendim, sade ve öz bir kitap olmuş, konuyla ilgisi olanlara tavsiye ederim, keyifli okumalar:)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...