27 Ocak 2020 Pazartesi
Başucumda Müzik - Kürşat Başar
Kürşat Başar'ın en ünlü romanlarından birisi Başucumda Müzik. Everest Yayınları'ndan 2003 yılında çıkan kitap 54 baskı yapmış! Benim okuduğum 2009 yılında çıkmış cep boyutu (onun da 4. baskısı). Kitabımız 507 sayfa. Kahramanımız Ankara'lı güzel bir genç kız. Kendisiyle evlenmek isteyen genç, yakışıklı ve gelecek vadeden dış işleri bakanlığı memuru Tuğrul'la evlenir. Kitap Menderes döneminde geçiyor bu arada... Ancak kızımız kısa sürede mantık evliliğinin kendisine göre olmadığını anlar. Çünkü aynı sırada hükümette kilit bir görevi olan, yakışıklılığı ve flörtöz tavırlarıyla ünlü Fuat ona ilgi göstermektedir. Kahramanımızın Fuat ile ilişkisi kısa sürede onun hayatını değiştirir...
Bu kitabın nasıl bu kadar çok sattığını ve bu kadar beğenildiğini anlayamadım. Yazarın dili güzel olsa da konu biraz bayattı, yazarın başka kitaplarının daha iyi olabileceğini düşünüyorum. Keyifli okumalar dilerim...
20 Ocak 2020 Pazartesi
Gece Gelen - Tess Gerritsen
Tess Gerritsen’i tıbbi gerilim romanları ve özellikle de Rizzoli& Isles serilerinden tanıyoruz. Ekim 2019’da Doğan Kitap’tan çıkan
ve Mehmet Gürsel’in çevirdiği kitabımız ise yazar için değişik bir tür olabilir, polisiye-gerilim diyor ama gotik-romantik bile olabilir:) Bu arada 296 sayfalık kitabın
satış fiyatı 30 TL, Doğan Kitap’ı pahalı bulduğumu belirtmeden geçemeyeceğim, emsallerinden en az 5-6 TL pahalı bence....
Ava, otuzlarında hoş bir yemek kitabı yazarıdır. Boston’da kızkardeşiyle bağlantılı bir konuda çok üzücü
bir olay yaşadıktan sonra yazı, şehirden uzaklaşıp hoş bir yerde yeni yemek kitabına odaklanarak geçirmek ister. Maine bağlı Tucker Cove kasabasında tarihi de bir
önemi olan Brodie’s Watch isimli şahane bir evi yaz için kiralar. Söylentiye göre ev hayaletlidir. Bu hayalet Ava’nın kırık kalbini onarabilir mi?
Bolca hayalet, romantizm ve gerilim vardı bu romanda, bir solukta okudum. Aslında yazar bazı yerleri daha gizemli ve romantik yapabilirmiş, o zaman şahane olurdu
ama bazı bölümleri ele alış tarzı hoşuma gitmedi... Ve bir de Ava’dan hoşlanmadım, çok soğuk buldum onu.. Kedisine seri katil Hannibal’ın ismini vermesi
bile çok sevimsiz, sanki onu bir eşya gibi görüyor “lanet kedi”, “kürk yapacağım seni” falan demesi çok antipatikti. İnsanlar yemeğine hararetle
övgüler yağdırırken sadece gülümsemesi veya “neyin var?” diye sorduklarında ters ters cevaplar vermesi, ablasının yazdığı e-postalara “sonra
yazarım”, “çok meşgulum” diye cevaplar vermesi (onunla yüzleşmekten kaçınıyor ama yine de çok kaba) beni kendisinden oldukça soğuttu...
Bu arada kitap Daphne Du Maurier’in efsanevi romanı Rebecca’ya bir gönderme ile başlıyor, evin Ava’dan sonraki sahibinin isminin de Rebecca olması
göndermeyi perçinlemiş..:)
Sonuç olarak bir günde okuyabileceğiniz çok hoş bir roman, ha bence daha da hoş olabilirdi ama olsun..:)
13 Ocak 2020 Pazartesi
Bütün Çocuklar İyidir - Nihan Kaya
6 Ocak 2020 Pazartesi
Havuç Ağacı - Hanzade Servi
Yılın ilk kitabı, keyifli, neşeli bir çocuk kitabı olsun istedim. Çocuk kitabı okumayı çok seviyorum, kötü sonla biten, üzücü bir şeyle karşılaşmayacağınızı biliyorsunuz... Hanzade Servi çok sevdiğim, çok üretken bir yazar, kendisini instagramdan da takip ediyorum ve okurlarıyla çok sıcak, harika bir ilişkisi var, bu açıdan da onu çok seviyorum... Havuç Ağacı son romanlarından biri ama kısa süre içinde üç tane yeni roman yazdı bunun üstüne, hem de farklı yayınevlerinden... Havuç Ağacı, Tudem Yayınevi'nden Eylül 2019'da çıkmış, 119 sayfa. Kahramanımız Mina 10 yaşındadır, babasının işleri bozulunca ailecek taşrada çiftlik hayatı yaşamak üzere küçük bir eve taşınmak zorunda kalırlar. Bu arada Mina'nın oyuncu olmak isteyen ablası Efza'nın en sevdiği yönetmen Albatros Kayıkçı film çekmek üzere onların yaşadığı köye gelince ilginç gelişmeler ortaya çıkar, diyeyim.
Kitabı çok sevdim, ama keşke konular biraz daha derinleşseydi dedim. Bir de Hortlaklar Geçidi veya Ezo ile Ölü Yazar'daki gibi aralarda illüstrasyonlar olmasını tercih ederdim. Keyifli okumalar dilerim...
30 Aralık 2019 Pazartesi
Gizli Özne - Nihan Kaya
Nihan Kaya’nın daha önce İyi Aile Yoktur ve İyi Toplum yoktur kitaplarını okumuştum. Yazarın kurgu türünde okuduğum ilk kitabı
bu. İthaki Yayınları’dan çıkan romanımız 261 sayfa, sonda da yazarın 6 sayfalık notu buunuyor.
1979 doğumlu yazarımız kitabı 20 yaşında yazmaya başlamış ve 24 yaşındayken tamamlamış. Oldukça “yoğun”
bir roman diyebilirim...
Revna, nişanlısı Reha’yı kaybedince, daha önce tanışmamış olduğu annesi Bihter ve babası Kemal’in kapısını
çalar. Kitapta br bölüm Revna’yı, bir bölüm Bihter’i okuruz... Özellikle Bihter’li bölümler beni çok etkiledi. Bihter’in bir türlü anlaşılamaması,
bir türlü mutluluğu ve huzuru tadamaması çok acıydı. Bu arada romanda, yazarın İyi Aile Yoktur kitabında değindiği pek çok konuya da yer vermiş.
Gizli Özne çok beğendiğim, özellikle Bihter’in yaşadıklarıyla etkileyici bir roman oldu, sonuna kadar merakla okunuyor ve düşündürüyor.
Bence İyi Aile Yoktur’dan sonra okunursa daha etkileyici olur... Keyifli okumalar dilerim.. Ve tabi ki şimdiden herkese muhteşem bir 2020 dilerim:)
23 Aralık 2019 Pazartesi
Melekler Zamanı - Iris Murdoch
Iris Murdoch en sevdiğim yazarlardan birisi, bence hem olay örgüsüyle insanı bu kadar saran hem de felsefi tarafıyla insanı bu kadar düşündüren
başka bir yazar aklıma gelmiyor açıkçası... Yazarın dilimize çevrilip de okumamış olduğum kurgu türündeki en son kitabı da Melekler Zamanı’ydı,
nihayet onu da okudum...
Simavi Yayınları’ndan 1992 yılında çıkmış olan 262 sayfalık kitabımızı, çok sevdiğim yazar ve çevirmen
Nihal Yeğinobalı çevirmiş.
Çevresi tarafından en iyimser şekilde “egzantrik” olarak tanımlanan rahip Carel, 24 yaşındaki kızı Muriel, sırt rahatsızlığından
dolayı evden çıkamayan güzel yeğeni 21 yaşındaki Elizabeth ve 30larındaki zenci hizmetçileri Pattie ile kırsaldan Londra’ya taşınmışlardır.
Bu yeni evde Rus kahyaları Eugenie ve oğlu 20’li yaşlardaki Leo’nun varlığı, onların ilişkilerinin “pamuk ipliğine bağlı” dengesini alt üst
edecektir...
Satır aralarında yazar inancın felsefesi, iyiliğin felsefesi, sadizm ve ensest gibi konulara da değiniyor...
Romanın tadı damağımda kaldı diyebilirim, o kadar gündelik konular arasında bu kadar gerilim yaratabilmek, hakkında sadece 2 satır bilgi
verdiği karakterleri bu kadar canlı kılabilmek muhteşem bir yazarlık gerçekten... Yazarın en sevdiğim kitapları arasına girdi Melekler Zamanı, sizi düşündürecek
bir roman arıyorsanız mutlaka tavsiye ederim, keyifli okumalar...
16 Aralık 2019 Pazartesi
Mahur Beste - Ahmet Hamdi Tanpınar
Edebiyatımızın en
önemli yazarlarından olan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü,
Yaz Yağmuru, Huzur kitaplarını okumuştum. Mahur Beste’yi de en iyi yerli
romamlar listesinde görmüştüm. Aslında bu yazarın ölümünden sonra yayınlanan
(1962) , kendisinin yarım bırakmış olduğu bir esermiş, hatta yazarın ilk roman
denemesiymiş (1944-45). Yazarımız 1901 doğumlu bu arada. Dipnotkitap.net
adresinde yer alan bir makaleden öğrendiğime göre (benim dikkatimden nedense kaçmış);
mahur beste olarak (bu makamda yazılmış bir eser) Nesati’nin bir gazeli anılmaktaymış
ve romanda;
“Mahur Beste,
Atiye’nin küçük eniştesi Lütfullah Bey’in babası Talat Bey’in eseriydi...”
şeklinde
geçiyormuş. Ayrıca bu mahur besteye yazar diğer romanlarında da yer vermiş. Ben
bu romanı Dergah Yayınları’nın (1. baskısı aynı yayınevinden Eylül 1988’de
yapılmış) 2019 (21. baskı) baskısından okudum. Roman 150 sayfa, en arkada
yazarın kahramanı Behçet Bey’e mektubu var, eseri niye yarım bıraktığını açıklayarak
romanına son noktayı koyuyor.
Romanımız Behçet
Bey ile başlayıp onun kayın pederine, oradan başka bir kişiye, oradan da başka
bir kişiye geçerek hemen hemen bu şekilde her bölümde farklı bir kişiye
odaklanarak onların hikayelerini anlatıyor. Açıkçası bana pek hitap etmedi, her
bölümde anlatılan kişiler son derece derinlikli anlatılmış da olsa bunları bir
yerde birleştiremeyince hikayeler tek başlarına çok da anlam ifade etmedi bana.
Ama tabi eser Tanpınar’ın, hele de ilk romanı olunca muhakkak ki çok değerli.
Sonundaki mektupla beraber özellikle ayrı bir yer edinmiş edebiyatımızda.
Keyifli okumalar dilerim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


